Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Kuran’da Anlatılan Hz. Musa Kıssalarını Nasıl Anlamalıyız?

Rabbimiz inananları Kuran’ı okuyup anlamaya teşvik eder. Kuran, genelde anlaşılması kolay bir kitap olmasına rağmen (Kamer Suresi,17……) belli bir bölümünün yani müteşabih ayetlerin anlaşılması için yoğun ve sistemli bir çalışma ve analiz gerektirir. Kuran’da birçok kıssanın anlatımında müteşabih anlatım özelliği mevcuttur ve Kuran, yeterli bilgiye sahip olmadan kesin bir sonuca varmamamızı öğütler (Taha Suresi,114)

Kuran’ın çoğunluğunu muhkem ayetler oluşturur. Muhkem ayetler, kolay anlaşılır, primer anlamı ile geçerli olan ayetlerdir, açıktır. Müteşabih ayetler ise benzeşmeli ayetlerdir, işâri anlamlar içermektedir ve müteşabih ayetleri de anlamak imkan dahilindedir. Nitekim Ali İmran suresi 7. ayette “Muhkem ayet” denilirken, Hud suresi 1-2. ayetlerinde “Muhkemleştirilmiş ayetler” denilmektedir. Bunun açık anlamı ise muhkem ayetler bizatihi yani tek başlarına bile muhkem iken; Kuran bütünlüğünde aynı konudaki diğer ayetlerle muhkemleştirilmiş müteşabih ayetler, tek başına muhkem olmayan ayetlerdir.

Müteşabih ayetleri değerlendirirken dikkat etmemiz gereken en önemli husus; konunun Kuran’ın genel mantığına, doğa kanunlarına ve akla uygun olmasıdır. Allah, Kuran’da akıl ile çelişen hiçbir bilgi vermemiştir. Hz Musa kıssalarında da durum aynıdır ve Rabbimiz genel mantık çerçevesinde kıssaları değerlendirmemizi istemiştir.

Bu kısa açıklamadan sonra Hz Musa’nın kıssalarının anlatıldığı müteşabih/benzeşmeli bazı ayetleri nasıl anlamamız gerektiği konusunda kısa bir tefekkür yapalım;

Hz. Musa’nın yaşadıklarını anlatan bazı ayetlerde de başvurulan benzeşmeli ( müteşabih) yöntemi, gereği gibi tefekkür edemeyen bazı Kuran aleyhtarı kişiler; ” Hz. Musa’nın asasının yılana dönüşerek daha önce Firavun destekçisi büyücülerin yılanlarını yemesi şeklinde anlatılan ifadelerin (Haşa) birer masaldan ibaret olduğunu” söyleyerek, Allah’ın son mesajına yüzeysel ve samimiyetten uzak bir eleştiri getirmektedirler.

Şimdi ilgili ayetleri hatırlayalım;
7:115 – Sihirbazlar, Musa’ya: “Ey Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın, yoksa biz mi?” dediler.

قَالَ أَلْقُوا۟ فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ سَحَرُوٓا۟ أَعْيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَآءُو بِسِحْرٍ عَظِيمٍ

7:116 – Musa, “Siz atın” dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.

وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

7:117 – Biz de Musa’ya “Sen de asânı bırakıver.” diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.

فَوَقَعَ ٱلْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

7:118 – Artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmişti.

فَغُلِبُوا۟ هُنَالِكَ وَٱنقَلَبُوا۟ صَٰغِرِينَ

7:119 – Orada mağlup olmuş ve küçük düşmüşlerdi.

وَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

7:120 – Sihirbazlar hep birden secdeye kapandılar.

قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

7:121 – “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” dediler.

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

7:122 – “Musa’nın ve Harun’un Rabbine.”

Yukarıda yazılı olan ayetleri incelediğimizde; Firavunun temsil ettiği inkarcı ve zalim zihniyeti desteklemek amacıyla daha önceden kararlaştırılmış HACC (hüccet-tartışma) gününde ilk olarak yaratılış karşıtları delillerini ortaya atmışlar. Daha sonra Hz. Musa bu düşüncelere karşı tevhid kökenli argümanlarını sunmuştur. Örneğin Darwinizm, insanların bilimsel konulardaki bilgi eksikliğini kullanır ve bilgisiz kitleler üzerinde bir önkabul oluşturmaya çalışır. Bunun için kullanılan yöntem, bol tekrar ile kitle hipnozu yapmak ve büyü etkisi oluşturabilmektir.

Bugün kitle hipnozunun bu etkisi bütün dünyayı sarmıştır. Öyle ki insanların büyük bir kısmı, aslında hakkında hiçbir şey bilmedikleri “evrimin” ateşli birer savunucusu haline dönüştürülmüşlerdir. Aslında pek çoğu, neyi savunduğunun bilincinde dahi değildir. Onlar yalnızca, günlük gazetelerde gördükleri gitgide dikleşen hayali maymun-insan resimlerinin veya “atamız solucanmış” gibi haberlerin etkisinde kalmışlardır. Bu gibi telkinlerle kitle hipnozu başarıya ulaştırılmıştır. Bu sahte başarı nedeniyle kimse “delil var mı?” diye sormayı düşünmemiştir.
Hz Musa Yaratılış delillerini sununca tesadüfle her şeyin oluştuğuna dayalı inkarcı zihniyetin fikirlerini savunanlar dahi yaratılış gerçekliği karşısında uğradıkları fikri hezimeti görerek hemen iman etmişlerdir. Tüm evrenin Yaratıcısı Allah’ın bilimsel ve akli delillerini temiz akıl sahibi insanların görebilmiş olmasıdır bu anlatım.

وَقُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَزَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ إِنَّ ٱلْبَٰطِلَ كَانَ زَهُوقًا

“De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.”” (İsra Suresi, 81)

Hz. Musa’nın asasının yılana dönüşerek diğer yılanları yediği şeklindeki anlatımın arka planı bu şekildedir.

En doğrusunu Allah bilir.