Karanlık Tehlike: Bağnazlık: Tarihin İlk Çoklu ve En Demokratik Anayasası: Medine Vesikası
İçindekiler
- Yanlış Bilinen İslam
- İslam'ı Vahşet Dini Gibi Gösterenlerin Yanlış Kullandıkları İki Temel Kavram: Şeriat ve Cihat
- Kuran'daki Gerçek Şeriat
- Gerçek Kuran Şeriatı Bir Ülkeye Neler Kazandırır?
- Kuran'daki Gerçek Cihat
- Bir Müslüman Kuran'daki Her Ayete, Ayırt Etmeksizin İnanmakla Yükümlüdür
- Kuran "Korunmuş" Bir Kitaptır
- "Mekke Dönemi Müslümanları" ve "Medine Dönemi Müslümanları" Ayrımındaki Yanılgılar
- Mekke Döneminde Müslümanların Zorlu İmtihanı
- Medine Dönemi ve Savaşlar
- Savaşlar Kimlere Karşı Yapıldı?
- Kuran'da Savaşın Tarifi
- Kendileriyle Anlaşma Yapılan Müşrikler
- Tarihin İlk Çoklu ve En Demokratik Anayasası: Medine Vesikası
- Savaş ile İlgili Ayetler ve Açıklamaları
- İslam'da Savunma Dışında Savaş için Gerekçe Yoktur
- Savaş: İslam'ı Zorla Kabul Ettirmek İçin mi?
- Savaş: İdeolojik veya Etnik Üstünlük İçin mi?
- Savaş: Müslüman Bir Liderin Getireceği İslami Kuralları Yaygınlaştırmak Amacıyla mı?
- Savaş: Düşmanların Ortadan Kaldırılması İçin mi?
- Savaşı Kimler İster?
- Bölüm Sonu
- Bağnazların Sahte Dini
- Bağnazların Dinine Yön Veren Mevzu Hadisler
- Peygamberimiz (sav) Hadis Yazılmasına İzin Vermemiştir
- Dört Halife Hadislerin Yazılmasına İzin Vermemiştir
- Sahabenin Bazıları Hadis Toplanmasına Karşı Çıkmıştır
- Mevzu Hadisler Nasıl Ortaya Çıktı?
- Mezhepler Arasındaki Farklar
- Kuran Dışında Hüküm Arayanlar Dinin Gerçeğine Yönelmelidirler
- İslam Aleminin Kuran'ı Terk Etmesi
- Kuran Her An Elimizde Olması Gereken Yol Göstericimizdir
- Bir Büyük Sorun: Hadislerin Ayetleri Neshettiği İftirası
- Bağnaz Zihniyetin Sınırlarını İyi Anlamak
- İçki İçenlerin Öldürülmesi
- Zina Edenlerin Öldürülmesi
- Kuran'a Göre Zinanın Hükmü
- Hırsızlık Yapanların Öldürülmesi
- Dinden Dönenlerin Öldürülmesi
- Namazı Terk Edenlerin Öldürülmesi
- Namazı Terk Eden Çocukların Dövülmesi
- Zekat Vermeyenin Öldürülmesi
- Orucu Terk Edenin Hapsedilmesi ve Aç Bırakılması
- Sarhoşken Dinden Çıktığını Söyleyenin Öldürülmesi
- Peygambere Saygıya Uygun Olmayan Sözler Edenlerin Tevbeye Çağırılmadan Öldürülmesi
- Bağnazların Dinindeki Lanetli "Hayvanlar" Hurafesi
- Peygamberimiz (sav), Hayvanlara Zulmeden Çirkin Adetleri Ortadan Kaldırdı
- Peygamberimiz (sav) Tarafından Hayvanların Aşırı Çalıştırılmaları Yasaklanmıştır
- Çalışan Hayvanlara Dinlenme Hakkı
- Peygamberimiz (sav), Hayvanlara Eziyet Etmeyi ve İşkence Yapmayı Yasaklamıştır
- Peygamberimiz (sav)'in Anne Köpek ve Yavrularına Şefkati
- Peygamberimiz (sav)'in Hayvan Sevgisini Gösteren İfadesi, "Tüm Köpeklerin Canı Muhteremdir"
- Peygamberimiz (sav)'in Kedisi "Müezza"
- Peygamberimiz (sav)'in Anne Kuş ve Yavrularına Şefkati
- Keçinin Yavrusu
- Uyuyan Ceylan
- Yüzü Dağlanmış Merkep
- Hayvanlara İyilik Yapılması
- Bağnaz İğrençliği
- Bağnazlığın Kirli Din ve Kalitesiz Müslümanlık Anlayışı
- Kadınlar, Bu Dünyanın En Güzel Nimetlerinden Biridir
- Kuran'daki Kadın
- Kadının Aklının ve Dininin Eksik Olduğu İddiası
- Kadının Eğri Olduğu İddiası
- Kadınları Aşağılamak İçin Uydurulmuş Olan Hadisler ve İddialar
- Kadınların Dinin Yaşanmasına Engel Oldukları İddiası
- Kadınların Aklına Uymamak Gerektiği İddiası
- Kadınların İkinci Sınıf Varlıklar Oldukları ve Allah'ın Kadınları Geride Bıraktığı İftirası
- Kadınların Süslenmesini Yasaklayan İddialar
- Bağnazlara Göre Müslüman Kadınların Kocalarına Olan Tutumları
- Kadına Kuran'da Verilmiş Hak ve Üstünlükler Bağnazlık Dininde Yoktur
- Kocasından Boşanan Kadının Durumu
- Kadının, Kocası Ondan Razı Olana Kadar Günahkar Sayılması
- Kadınların Dışarı Çıkarılmamaları ve Şeytanın Aldatmasına Müsait Oldukları İddiası
- Kadının Güya Namazı Bozacağı ve Uğursuz Olduğu İddiası
- Kadınları Hayvanlara Benzeten Bağnaz Zihniyetten Örnekler
- Sonuç: Kadına En Fazla Değer Kuran'da Verilir
- Kadını Kısıtlama Yöntemi Olarak Kuran Meallerine "Başörtüsü" Kelimesinin Eklenmesi
- "Humur" / Örtmek Kelimesinin İncelenmesi
- "Yadribne" / Vurmak Fiilinin İncelenmesi
- "Cuyub" / (Yaka açığı) Kelimesinin İncelenmesi
- Mevzu Hadisler Kaynaklı Yönlendirici /Hatalı Çeviriler
- Bir Hatalı Tefsir: "Başörtülerini Salsınlar"
- Ayetlerin Arapçadaki Anlamları ve Tefsirlerin Doğruluğu ile İlgili Bilinmesi Gerekenler
- 1-Kelimelerin Arapça Kullanımlarının Dikkate Alınması
- 2-Kuran'daki Kelimelerin Diğer Ayetler ile İncelenmesi
- 3- Arapça Kelimelere Parantez İçinde Anlamlar Yüklenirken Dikkatli Olunması
- Nur Suresi 31. Ayetin Açıklaması - 2. Bölüm
- "Kadınların Süsleri" Konusundaki Teviller
- Kadınların Fitne Vesilesi Olduğu İddiası
- Takı ve Boncukları Haram Kılma Yanılgısı
- Ziynet Kelimesi Kuran'da Nasıl Kullanılıyor?
- Nur Suresi, 31. Ayette Belirtilen Süsler Bölgesi
- Başörtüsü Konusunda Kullanılan Mevzu Hadisler ve İçerdikleri Çelişkiler
- Kuran'da Haramlar Muğlak Bırakılmamıştır
- Sadece Kadını ve Kadın Bedenini Kapatma Arzusu
- Kuran'da Başörtüsü Değil "Cilbab" Tarif Edilir
- Ahzab Suresi 59. Ayetin Açıklaması
- Başörtüsüne Sahip Çıkmak ama "Cilbab"dan Hiç Bahsetmemek
- Başörtüsünü Sürekli Gündemde Tutanların Bazıları Hangi Konuları Gündemde Tutmuyorlar?
- Müslüman Bir Kadın Kuran'a Göre Nasıl Giyinmesi Gerektiğini Bilir
- 2 Kadın = 1 Erkek Yanılgısı
- Kadın ve Vadeli Borçlanmada Şahitlik
- Kadının Boşanma Hakkı
- Boşanma ve Sonrasında Kadının Korunması
- Boşanma Durumunda Kadınların Gönüllerinin Alınması ve Hoşnut Bırakılmaları
- Boşandıktan Sonra Kadınların Maddi Güvence Altına Alınmaları
- Kadınlara Verilen Malların Boşandıktan Sonra Geri Alınmaması
- Boşandıktan Sonra Kadınların Barınmalarının Sağlanması
- Kadınlara Zorla Mirasçı Olunmaması
- Anneye Verilen Değer
- Erkek Üstünlüğü İftirası ve Kadın Dövme Hurafeleri
- Erkeklerin Üstünlüğü İddiası
- "Kadınları Dövün" İddiası
- Kadınlar Hakkında Diğer Yanlış Bilinenler
- Peygamberimiz (sav)'in Kadınları Öven Sözleri
- Bağnazların Sanat Nefreti
- Şakalaşmaktan, Mizahtan, Gülmekten Kaçınmak Gerektiği İddiası
- Kuran'a Göre Hüzün ve Mutsuzluk Sadece İnkar Edenlerin Vasfıdır
- Cennetteki Sevinç ve Hüznün Gerçek Anlamı
- "Mizahtan Kaçının" İddiası
- "Müzik ve Şiirin Haram Olduğu" İddiası
- Müziği Yasaklamaya Çalışan Bağnazların Samimiyetsizlikleri
- Allah Müziği Sever, Kullarına da Sevdirmiştir
- "Altın ve İpeğin Yasak Olduğu" İddiası
- Güzel Kokuyu Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Dövme , Yüzdeki Tüyü Alma, Estetik Diş Yaptırmayı Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Takma Saç (peruk), Kaş İnceltme, Dövme Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Kadının Güzel Bir Elbiseyle Evden Çıkmasını Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Kadının Altın ve Giysilerle Meşgul Olup Cenneti Kaybettiğini İddia Eden Mevzu Hadisler
- Kadına Giysi Verilmemesi Gerektiğini İddia Eden Mevzu Hadisler
- Bağnazların Ruhu Bu Dünyaya Hakim Olsaydı...
- Makyaj, Bakım, Temizlik, Güzel Giyim, Modernlik ve Kültür Kısacası "Kalite" İslam'ın Gereklerindendir
- Kadın Güzel Bir Varlıktır, Elbette Bakımlı Olmalıdır
- Bağnazlığın Kadın Karşıtlığının Dehşet Verici Aşaması
- Erkek Çocuk Görünce Eve Kaçıp Kapıyı Üzerine Kilitleme Sapkınlığı
- Erkek Çocuklarının Yanında, “On Sekiz Şeytan” Olduğu Yalanı
- Erkek Çocuklarına Karşı Kadınlardan 19 Kat Daha Fazla Şehvet Duyulabilir Sapkınlığı
- “Erkek Çocuk Kadın Hükmündedir” ve “Erkek Çocuklarına da Kadınlar Gibi Arzu Duyulur” Sapkınlığı
- Erkek Çocuklarının Sesinin Haram Olduğu İddiası
- Şık ve Güzel Kıyafetler Giymek, Güzel Araba ve Evlere Sahip Olmak Müslümanların Hakkıdır
- Bağnazların Dininde Museviler ve Hristiyanlar
- Musevi Karşıtlığına Kuran'dan Deliller Getirmeye Çalışanlara Kuran'dan Cevaplar
- "Maymunlar ve Domuzlar" Yakıştırması ve Kuran'da Kitap Ehlinin Gerçek Hükmü
- Maide Suresi 60. Ayetin İncelenmesi
- Övülen Museviler
- Araf Suresi 166. Ayetin İncelenmesi
- Bakara Suresi 65. Ayetin İncelenmesi
- "Lanetli Museviler" Yanılgısı
- Bakara Suresi 88. Ayetin İncelenmesi
- Nisa Suresi 155. Ayetin İncelenmesi
- "Musevi ve Hristiyanları Dost Edinmeme" Yanılgısı
- Cizye ve Savaş Konusunda Yanlış Bilinenler
- "Tek Din İslam'dır" İfadesi Neyi İfade Eder?
- Yanlış Bilinen Bir Başka Kavram: Takiye
- "Ergenlik Çağına Girmiş Musevilerin Öldürülmesi" İddiası
- "Müslümanların Günahlarının Musevilere Yüklenmesi" İddiası
- "Yemeklerin Museviler Yüzünden Bozulduğu" İddiası
- "Arap Topraklarında İki Din Kalmasın" İddiası
- Hakaret Olarak "Ey Yahudi", Sevap Olarak "Yahudi'ye Lanet "
- "Yolun Dar Tarafına Sıkıştırın"
- "Yahudi Ağacı Gargat"
- Kuran'da Kitap Ehline Verilen Değer
- Müslümanların Kitap Ehli'ne Daveti
- Müslümanların Kitap Ehline Adaletli Tavrı
- Müslümanlar Kilise ve Sinagogları Korumakla Yükümlüdür, İbadethanelere Saldırı Haramdır
- Kuran'da İncil ve Tevrat
- Peygamberimizin Tevrat ve İncil ile İlgili Uygulamaları
- Kuran'a Göre Musevilerin Kutsal Topraklarda Yaşama Hakkı Vardır
- Sonsöz

Yazılı olarak Medine devletinin ilk anayasasını teşkil eden Medine Vesikası ile Peygamberimiz (sav); çeşitli ırk, din ve kabilelerden oluşan bir şehir topluluğuna, Arabistan yarımadasında daha önce hiç görülmemiş demokratik ve barışçıl yapıyı getirmiştir.
Söz konusu anayasaya göre, Medine'de bulunan bütün topluluklar, barış içinde bir arada yaşayacaklar, yaşantılarını kendi din ve inançlarına göre düzenleyecekler, hem kendi kurumlarına ve kanunlarına işlerlik kazandıracak hem de bunları tatbik edecek güce sahip olacaklardır. Bunu yaparken, Medine'de bulunan tüm topluluklarla barış ve birlik içinde yaşayacaklardır.
Medine Vesikası bundan yaklaşık 1400 yıl önce, 622 yılında, farklı inançlara sahip olan halkların taleplerine cevap vermek üzere, Hz. Muhammed (sav)'in önderliğinde kaleme alındı ve yazılı bir hukuki sözleşme olarak hayata geçti. Bunun sonucunda da 120 yıl boyunca birbirine karşı düşmanca duygular besleyen farklı din ve ırklara sahip topluluklar bu anlaşma içinde yer aldılar. Hz. Muhammed (sav) bu sözleşme yoluyla her fırsatta birbirlerine saldıran, düşmanca duygular besleyen ve uzlaşamayan toplulukların arasındaki çatışmaların son bulabileceğini, hepsinin rahatlıkla bir arada yaşayabileceklerini gösterdi.
Medine sözleşmesine göre herkes hiçbir baskı olmadan istediği dini, inancı, siyasi ya da felsefi seçimi yapmakta özgürdür. Kendi görüşlerine sahip insanlarla bir topluluk oluşturabilir. Kendi hukukunu uygulamakta özgürdür. Ancak suç işleyen kimse hiç kimse tarafından korunmayacaktır. Sözleşmeye taraf olan gruplar birbirleriyle yardımlaşacak, birbirlerine destek olacaklardır ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in himayesi yani koruması altındadırlar. Karşılıklı taraflar arasındaki anlaşmazlıklar Allah'ın Resulü'ne götürülecektir. Nitekim müşrikler bile, en adaletli kişi olarak Peygamberimiz (sav)'in hakemliğini daima tercih etmişlerdir.
Peygamber Efendimiz (sav)'in hazırlattığı bu sözleşme kademeli bir biçimde 622 yılından 632'ye kadar uygulanmıştır. Bu vesika ile kan ve akrabalık bağlarına dayalı kabile tarzı yapılanma aşılmış; coğrafi, kültürel ve etnik kökeni tamamen birbirinden farklı insanlar bir araya gelerek birlik oluşturmuşlardır. Medine Vesikası'nda çok geniş bir din ve inanç özgürlüğü sağlanmıştır. Bu özgürlüğü ifade eden maddelerden biri şu şekildedir:
"Ben-i Avf Musevileri, müminlerle beraber aynı ümmettirler, Musevilerin dinleri kendilerine, Müslümanların dinleri de kendilerinedir." (Muhammed Hamidulllah, İslam Müesseselerine Giriş, Düşünce Yayınları, İstanbul, 1981, s.128)
Medine Vesikası 47 maddeden ibarettir. Maddelerin 1–23 arası Müslümanlarla, 24–47 arası ise Medine'de yerleşik olan Musevi kabileleriyle ilgilidir. Sayı itibariyle az da olsa Hristiyan unsurundan da bahsedilmesi farklı din mensuplarının katılımı açısından önemlidir.
Profesör Leonard Swidler'ın "Çoğulculuk perspektifinde Medine Vesikasının yeniden değerlendirilmesi" isimli raporunda söz konusu anlaşma ile ilgili dikkat çekici yorumlar şu şekildedir:
"Kanımızca, Vesika Hz. Peygamberin şehri birleştirme ve halka açıkça duyurulan hukuk etrafında toplama gayretlerini göstermesi bakımından önemli bir belgedir. Bu hukuka göre her birey eşit haklara, din seçme özgürlüğüne ve Müslümanlarla birlikte savaşa katılıp katılmama özgürlüğüne sahiptir. Ancak her halükarda şehrin düşmanlarıyla anlaşma yapmaları yasaktı ki bu da Medine gruplarının birbirine olan sıkı bağlılıklarını tesis etme çabasını göstermektedir. Bu siyasi ve dini metin, eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında yeni bir toplum oluşturma amacı gütmekteydi. Vesikada da vurgulandığı üzere hukukun her birey üzerindeki üstünlüğü, diyalog ve beraber yaşama ortamı oluşturma amacına ulaşılması için atılan temel adımdı. Vesikadaki maddeler genel anlamda Medine'deki her bireyin sehir korumasındaki eşit sorumluluğunu da belirlemektedir. Buna ek olarak ahlaki karakterini ortaya koyan maddelerdeki paralel ifadelerin de çokluğunu görmekteyiz. Son olarak, şehirdeki çeşitli grupların isimlerinin maddelerde tek tek zikredilmiş olduğunu düşündüğümüzde Vesikanın ve dolayısıyla Hz. Peygamberin şehrin bu gruplarını legal toplumlar olarak kabul ettiğini ve onları dikkate aldığını görebiliriz." (Majid Khoduri, İslam'da Savaş ve Barış, Fener Yayınları, İstanbul, 1998, s.
209-210)
Söz konusu anayasada Musevilerle ilgili çok fazla madde olsa da, bu anayasanın orada yaşayan pagan toplulukları da içerdiğini özellikle hatırlatmak yerinde olur.
Mekke'deki müşriklerin Hz. Muhammed (sav) ve Müslümanlara karşı düşmanlıklarını açıkça göstermelerine, onları yurtlarından çıkarmalarına rağmen, Hz. Peygamber (sav)'in Medine'deki paganlara son derece Medine Vesikası, Müslümanların, tüm diğer din mensuplarının ve müşriklerin haklarına ve hukuklarına karşı koruyucu bir tavır aldıklarını gösteren tarihin ilk çoğulcu ve en demokratik anayasasıdır.
şefkatli, barışçıl ve uzlaşmacı davrandığını görmekteyiz. Medine Vesikası metni, Müslümanların, müşriklerin haklarına ve hukuklarına karşı koruyucu bir tavır aldıklarını göstermekte, onların da Medine'nin savunmasında Müslümanlarla beraber hareket etmelerini istemektedir. Müşriklere karşı böyle bir tutum ise hiçbir şekilde şaşırtıcı değildir; çünkü Kuran'a göre Müslümanlar anlaşma halinde oldukları müşrikleri, kendi canları pahasına korumakla yükümlüdürler. (Bu konu ilerleyen satırlarda anlatılacaktır.)
Sonuç olarak söz konusu Vesika'nın birlik ve beraberliğin, şefkat ve sevginin, dostluk ve barışın çekirdeklerini içerisinde barındıran çok önemli bir tarihi belge olarak kabul edildiği bir gerçektir ve özelde Müslümanlarla Museviler arasında genelde de tüm gayrimüslimlerle diyalog yapmada örnek teşkil etmektedir. Peygamberimiz (sav)'in o dönemdeki bu sevgi ve barışçıl anlayışı Kuran'a uygun olandır, ancak bunu yaşayabilen bir Müslüman toplum görmek şu anda zordur. Bu durum, tarihin en demokratik anayasasının Efendimiz (sav) tarafından yazılıp uygulandığının ve günümüz toplumlarının Kuran'dan da Peygamberimiz (sav)'in uygulamalarından da uzaklaştıklarının kesin ve önemli bir delilidir.
Dolayısıyla kitabın bundan sonraki bölümlerini, bu bilgiler doğrultusunda değerlendirmek gerekmektedir. Müşrikleri dahi korumayı emreden, Kitap Ehli'nin (Musevi ve Hristiyanlar) ise Müslümanlar için özel bir yeri olduğunu belirten Kuran'ı Kerim'in öğütleri ve Kuran'a göre daima barış ve demokrasiyi hedeflemiş olan Hz. Muhammed (sav)'in uygulamaları günümüz hurafecilerinkinden tamamen farklıdır. Onlar Kuran'dan sürekli savaşa delil bulmaya çalışırken, Kuran daima barışı öğütlemektedir. Dolayısıyla konuyla ilgili savaş ayetleri açıklanırken, bu önemli gerçeğin mutlaka akılda tutulması gerekmektedir.