Karanlık Tehlike: Bağnazlık: Allah Müziği Sever, Kullarına da Sevdirmiştir
İçindekiler
- Yanlış Bilinen İslam
- İslam'ı Vahşet Dini Gibi Gösterenlerin Yanlış Kullandıkları İki Temel Kavram: Şeriat ve Cihat
- Kuran'daki Gerçek Şeriat
- Gerçek Kuran Şeriatı Bir Ülkeye Neler Kazandırır?
- Kuran'daki Gerçek Cihat
- Bir Müslüman Kuran'daki Her Ayete, Ayırt Etmeksizin İnanmakla Yükümlüdür
- Kuran "Korunmuş" Bir Kitaptır
- "Mekke Dönemi Müslümanları" ve "Medine Dönemi Müslümanları" Ayrımındaki Yanılgılar
- Mekke Döneminde Müslümanların Zorlu İmtihanı
- Medine Dönemi ve Savaşlar
- Savaşlar Kimlere Karşı Yapıldı?
- Kuran'da Savaşın Tarifi
- Kendileriyle Anlaşma Yapılan Müşrikler
- Tarihin İlk Çoklu ve En Demokratik Anayasası: Medine Vesikası
- Savaş ile İlgili Ayetler ve Açıklamaları
- İslam'da Savunma Dışında Savaş için Gerekçe Yoktur
- Savaş: İslam'ı Zorla Kabul Ettirmek İçin mi?
- Savaş: İdeolojik veya Etnik Üstünlük İçin mi?
- Savaş: Müslüman Bir Liderin Getireceği İslami Kuralları Yaygınlaştırmak Amacıyla mı?
- Savaş: Düşmanların Ortadan Kaldırılması İçin mi?
- Savaşı Kimler İster?
- Bölüm Sonu
- Bağnazların Sahte Dini
- Bağnazların Dinine Yön Veren Mevzu Hadisler
- Peygamberimiz (sav) Hadis Yazılmasına İzin Vermemiştir
- Dört Halife Hadislerin Yazılmasına İzin Vermemiştir
- Sahabenin Bazıları Hadis Toplanmasına Karşı Çıkmıştır
- Mevzu Hadisler Nasıl Ortaya Çıktı?
- Mezhepler Arasındaki Farklar
- Kuran Dışında Hüküm Arayanlar Dinin Gerçeğine Yönelmelidirler
- İslam Aleminin Kuran'ı Terk Etmesi
- Kuran Her An Elimizde Olması Gereken Yol Göstericimizdir
- Bir Büyük Sorun: Hadislerin Ayetleri Neshettiği İftirası
- Bağnaz Zihniyetin Sınırlarını İyi Anlamak
- İçki İçenlerin Öldürülmesi
- Zina Edenlerin Öldürülmesi
- Kuran'a Göre Zinanın Hükmü
- Hırsızlık Yapanların Öldürülmesi
- Dinden Dönenlerin Öldürülmesi
- Namazı Terk Edenlerin Öldürülmesi
- Namazı Terk Eden Çocukların Dövülmesi
- Zekat Vermeyenin Öldürülmesi
- Orucu Terk Edenin Hapsedilmesi ve Aç Bırakılması
- Sarhoşken Dinden Çıktığını Söyleyenin Öldürülmesi
- Peygambere Saygıya Uygun Olmayan Sözler Edenlerin Tevbeye Çağırılmadan Öldürülmesi
- Bağnazların Dinindeki Lanetli "Hayvanlar" Hurafesi
- Peygamberimiz (sav), Hayvanlara Zulmeden Çirkin Adetleri Ortadan Kaldırdı
- Peygamberimiz (sav) Tarafından Hayvanların Aşırı Çalıştırılmaları Yasaklanmıştır
- Çalışan Hayvanlara Dinlenme Hakkı
- Peygamberimiz (sav), Hayvanlara Eziyet Etmeyi ve İşkence Yapmayı Yasaklamıştır
- Peygamberimiz (sav)'in Anne Köpek ve Yavrularına Şefkati
- Peygamberimiz (sav)'in Hayvan Sevgisini Gösteren İfadesi, "Tüm Köpeklerin Canı Muhteremdir"
- Peygamberimiz (sav)'in Kedisi "Müezza"
- Peygamberimiz (sav)'in Anne Kuş ve Yavrularına Şefkati
- Keçinin Yavrusu
- Uyuyan Ceylan
- Yüzü Dağlanmış Merkep
- Hayvanlara İyilik Yapılması
- Bağnaz İğrençliği
- Bağnazlığın Kirli Din ve Kalitesiz Müslümanlık Anlayışı
- Kadınlar, Bu Dünyanın En Güzel Nimetlerinden Biridir
- Kuran'daki Kadın
- Kadının Aklının ve Dininin Eksik Olduğu İddiası
- Kadının Eğri Olduğu İddiası
- Kadınları Aşağılamak İçin Uydurulmuş Olan Hadisler ve İddialar
- Kadınların Dinin Yaşanmasına Engel Oldukları İddiası
- Kadınların Aklına Uymamak Gerektiği İddiası
- Kadınların İkinci Sınıf Varlıklar Oldukları ve Allah'ın Kadınları Geride Bıraktığı İftirası
- Kadınların Süslenmesini Yasaklayan İddialar
- Bağnazlara Göre Müslüman Kadınların Kocalarına Olan Tutumları
- Kadına Kuran'da Verilmiş Hak ve Üstünlükler Bağnazlık Dininde Yoktur
- Kocasından Boşanan Kadının Durumu
- Kadının, Kocası Ondan Razı Olana Kadar Günahkar Sayılması
- Kadınların Dışarı Çıkarılmamaları ve Şeytanın Aldatmasına Müsait Oldukları İddiası
- Kadının Güya Namazı Bozacağı ve Uğursuz Olduğu İddiası
- Kadınları Hayvanlara Benzeten Bağnaz Zihniyetten Örnekler
- Sonuç: Kadına En Fazla Değer Kuran'da Verilir
- Kadını Kısıtlama Yöntemi Olarak Kuran Meallerine "Başörtüsü" Kelimesinin Eklenmesi
- "Humur" / Örtmek Kelimesinin İncelenmesi
- "Yadribne" / Vurmak Fiilinin İncelenmesi
- "Cuyub" / (Yaka açığı) Kelimesinin İncelenmesi
- Mevzu Hadisler Kaynaklı Yönlendirici /Hatalı Çeviriler
- Bir Hatalı Tefsir: "Başörtülerini Salsınlar"
- Ayetlerin Arapçadaki Anlamları ve Tefsirlerin Doğruluğu ile İlgili Bilinmesi Gerekenler
- 1-Kelimelerin Arapça Kullanımlarının Dikkate Alınması
- 2-Kuran'daki Kelimelerin Diğer Ayetler ile İncelenmesi
- 3- Arapça Kelimelere Parantez İçinde Anlamlar Yüklenirken Dikkatli Olunması
- Nur Suresi 31. Ayetin Açıklaması - 2. Bölüm
- "Kadınların Süsleri" Konusundaki Teviller
- Kadınların Fitne Vesilesi Olduğu İddiası
- Takı ve Boncukları Haram Kılma Yanılgısı
- Ziynet Kelimesi Kuran'da Nasıl Kullanılıyor?
- Nur Suresi, 31. Ayette Belirtilen Süsler Bölgesi
- Başörtüsü Konusunda Kullanılan Mevzu Hadisler ve İçerdikleri Çelişkiler
- Kuran'da Haramlar Muğlak Bırakılmamıştır
- Sadece Kadını ve Kadın Bedenini Kapatma Arzusu
- Kuran'da Başörtüsü Değil "Cilbab" Tarif Edilir
- Ahzab Suresi 59. Ayetin Açıklaması
- Başörtüsüne Sahip Çıkmak ama "Cilbab"dan Hiç Bahsetmemek
- Başörtüsünü Sürekli Gündemde Tutanların Bazıları Hangi Konuları Gündemde Tutmuyorlar?
- Müslüman Bir Kadın Kuran'a Göre Nasıl Giyinmesi Gerektiğini Bilir
- 2 Kadın = 1 Erkek Yanılgısı
- Kadın ve Vadeli Borçlanmada Şahitlik
- Kadının Boşanma Hakkı
- Boşanma ve Sonrasında Kadının Korunması
- Boşanma Durumunda Kadınların Gönüllerinin Alınması ve Hoşnut Bırakılmaları
- Boşandıktan Sonra Kadınların Maddi Güvence Altına Alınmaları
- Kadınlara Verilen Malların Boşandıktan Sonra Geri Alınmaması
- Boşandıktan Sonra Kadınların Barınmalarının Sağlanması
- Kadınlara Zorla Mirasçı Olunmaması
- Anneye Verilen Değer
- Erkek Üstünlüğü İftirası ve Kadın Dövme Hurafeleri
- Erkeklerin Üstünlüğü İddiası
- "Kadınları Dövün" İddiası
- Kadınlar Hakkında Diğer Yanlış Bilinenler
- Peygamberimiz (sav)'in Kadınları Öven Sözleri
- Bağnazların Sanat Nefreti
- Şakalaşmaktan, Mizahtan, Gülmekten Kaçınmak Gerektiği İddiası
- Kuran'a Göre Hüzün ve Mutsuzluk Sadece İnkar Edenlerin Vasfıdır
- Cennetteki Sevinç ve Hüznün Gerçek Anlamı
- "Mizahtan Kaçının" İddiası
- "Müzik ve Şiirin Haram Olduğu" İddiası
- Müziği Yasaklamaya Çalışan Bağnazların Samimiyetsizlikleri
- Allah Müziği Sever, Kullarına da Sevdirmiştir
- "Altın ve İpeğin Yasak Olduğu" İddiası
- Güzel Kokuyu Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Dövme , Yüzdeki Tüyü Alma, Estetik Diş Yaptırmayı Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Takma Saç (peruk), Kaş İnceltme, Dövme Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Kadının Güzel Bir Elbiseyle Evden Çıkmasını Yasaklayan Mevzu Hadisler
- Kadının Altın ve Giysilerle Meşgul Olup Cenneti Kaybettiğini İddia Eden Mevzu Hadisler
- Kadına Giysi Verilmemesi Gerektiğini İddia Eden Mevzu Hadisler
- Bağnazların Ruhu Bu Dünyaya Hakim Olsaydı...
- Makyaj, Bakım, Temizlik, Güzel Giyim, Modernlik ve Kültür Kısacası "Kalite" İslam'ın Gereklerindendir
- Kadın Güzel Bir Varlıktır, Elbette Bakımlı Olmalıdır
- Bağnazlığın Kadın Karşıtlığının Dehşet Verici Aşaması
- Erkek Çocuk Görünce Eve Kaçıp Kapıyı Üzerine Kilitleme Sapkınlığı
- Erkek Çocuklarının Yanında, “On Sekiz Şeytan” Olduğu Yalanı
- Erkek Çocuklarına Karşı Kadınlardan 19 Kat Daha Fazla Şehvet Duyulabilir Sapkınlığı
- “Erkek Çocuk Kadın Hükmündedir” ve “Erkek Çocuklarına da Kadınlar Gibi Arzu Duyulur” Sapkınlığı
- Erkek Çocuklarının Sesinin Haram Olduğu İddiası
- Şık ve Güzel Kıyafetler Giymek, Güzel Araba ve Evlere Sahip Olmak Müslümanların Hakkıdır
- Bağnazların Dininde Museviler ve Hristiyanlar
- Musevi Karşıtlığına Kuran'dan Deliller Getirmeye Çalışanlara Kuran'dan Cevaplar
- "Maymunlar ve Domuzlar" Yakıştırması ve Kuran'da Kitap Ehlinin Gerçek Hükmü
- Maide Suresi 60. Ayetin İncelenmesi
- Övülen Museviler
- Araf Suresi 166. Ayetin İncelenmesi
- Bakara Suresi 65. Ayetin İncelenmesi
- "Lanetli Museviler" Yanılgısı
- Bakara Suresi 88. Ayetin İncelenmesi
- Nisa Suresi 155. Ayetin İncelenmesi
- "Musevi ve Hristiyanları Dost Edinmeme" Yanılgısı
- Cizye ve Savaş Konusunda Yanlış Bilinenler
- "Tek Din İslam'dır" İfadesi Neyi İfade Eder?
- Yanlış Bilinen Bir Başka Kavram: Takiye
- "Ergenlik Çağına Girmiş Musevilerin Öldürülmesi" İddiası
- "Müslümanların Günahlarının Musevilere Yüklenmesi" İddiası
- "Yemeklerin Museviler Yüzünden Bozulduğu" İddiası
- "Arap Topraklarında İki Din Kalmasın" İddiası
- Hakaret Olarak "Ey Yahudi", Sevap Olarak "Yahudi'ye Lanet "
- "Yolun Dar Tarafına Sıkıştırın"
- "Yahudi Ağacı Gargat"
- Kuran'da Kitap Ehline Verilen Değer
- Müslümanların Kitap Ehli'ne Daveti
- Müslümanların Kitap Ehline Adaletli Tavrı
- Müslümanlar Kilise ve Sinagogları Korumakla Yükümlüdür, İbadethanelere Saldırı Haramdır
- Kuran'da İncil ve Tevrat
- Peygamberimizin Tevrat ve İncil ile İlgili Uygulamaları
- Kuran'a Göre Musevilerin Kutsal Topraklarda Yaşama Hakkı Vardır
- Sonsöz

Müzik de, dans da İslam'da helal kılınan cennet nimetlerindendir. Müziği, şarkıları, müzik aletlerini, güzel kıyafetleri, ziynetleri, dansı ve güzel olan her şeyi yaratan Allah'tır. Allah, bunların tümünü insanlara sevdirmiş, ruhu bu güzelliklerden zevk alacak şekilde yaratmıştır.
Tevrat'ta Hz. Davud (as)'ın lir, tef, ziller ve çıngırak eşliğinde ezgiler okuyarak Allah'ın huzurunda dans ettiği anlatılır. Hatta Hz. Davud (as)'ın bu dansına haset eden insanların olduğu da belirtilir. Tıpkı bugün Müslüman toplumlarda helali, haram kılmaya kalkışanlar olduğu gibi o dönemde de Museviler arasında müzik ve dansı kendilerince haram kılmaya kalkışanların varlığını Tevrat'tan öğreniriz. Bu kişiler, Hz. Davud (as) gibi bir peygamberin uygulamalarını bile kendilerince eleştirmişlerdir.
... Bu arada Davut'la bütün İsrail halkı da RAB'bin önünde lir, çenk, tef, çıngırak ve ziller eşliğinde ezgiler okuyarak var güçleriyle bu olayı kutluyorlardı... (Tevrat, 2. Samuel, 6:5)
Keten efod kuşanmış Davut, RABB'in önünde var gücüyle oynuyordu. Davut'la bütün İsrail halkı, sevinç naraları ve boru sesi eşliğinde RABB'in Sandığı'nı getiriyorlardı. RABB'in Sandığı Davut Kenti'ne varınca, Saul'un kızı Mikal pencereden baktı. RABB'in önünde DANSEDEN Kral Davut'u görünce, onu küçümsedi. (Tevrat, 2. Samuel, 6:14-16)
- Saul'un kızı Mikal Hz. Davud'un eşlerindendir Davut ailesini kutsamak için eve döndüğünde, Saul'un kızı Mikal onu karşılamaya çıktı. Davut'a şöyle dedi: "İsrail Kralı bugün ne güzel bir ün kazandırdı kendine! Değersiz biri gibi, kullarının cariyeleri önünde soyundun." Davut, "Baban ve bütün soyu yerine beni seçen ve halkı İsrail'e önder atayan RABB'in önünde oynadım!" diye karşılık verdi, "Evet, RABB'in önünde oynayacağım. Üstelik kendimi bundan daha da küçük düşüreceğim, hiçe sayacağım. Ama sözünü ettiğin o cariyeler beni onurlandıracaklar." (Tevrat, 2.
Samuel, 6:20-22)
Tanrı'nın Sandığı'nı Avinadav'ın evinden alıp yeni bir arabaya koydular. Arabayı Uzza'yla Ahyo sürüyordu. Bu arada Davut'la bütün İsrail halkı da Tanrı'nın önünde lir, çenk, tef, zil ve borazanlar eşliğinde ezgiler okuyarak, var güçleriyle bu olayı kutluyorlardı. (Tevrat, 1. Tarihler 13:7-8)
Böylece İsrailliler sevinç naraları atarak, boru, borazan, zil, çenk ve lirler çalarak RABB'in Antlaşma Sandığı'nı getiriyorlardı. RABB'in Antlaşma Sandığı Davut Kenti'ne varınca, Saul'un kızı Mikal pencereden baktı. Oynayıp zıplayan Kral Davut'u görünce, onu içinden küçümsedi. (Tevrat, 1. Tarihler 15:28-29)
Görüldüğü gibi o dönemde Hz. Davud (as)'ın kendi eşi dahi Hz. Davud (as)'ın insanlar arasında eğlenerek, sevinçle, mutlulukla dans etmesine karşı gelmiş, bunu kendince küçük görmüştür. Oysa Allah bu eğlenceli ortamı Tevrat'ta överek anlatmıştır. Kuşkusuz, Hz. Davud (as) da Allah'ın müzik ve dansa yönelik hükümlerine uyarak en güzel tavırda bulunmaktadır. Fakat dışarıdan bakanlar, Hz. Davud (as)'ın peygamberliğine güvenemeyenler ve kendi kendilerine bir taassup dini oluşturmaya çalışanlar onu yargılamaktadırlar.
Peygamberlere yapılan bu yargılama şu an günümüzde de gerçek Kuran Müslümanlarına yapılmaktadır. Kuran'daki din yerine taassubu seçmek zaten tarih boyunca en büyük belalardan biri olmuştur. Kadın, müzik ve dans bunun en belirgin ortaya çıktığı alanlardır.
Oysa Hz. Davud (as) örneğinde olduğu gibi bizim Peygamberimiz (sav) de Allah'ın bir nimeti olan müzik ve danstan çok hoşlanırdı. Nitekim, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde dans eden sahabden bahsedilir, hatta Peygamberimiz (sav)'in oynayan ve eğlenenleri teşvik eden sözleri vardır. Kuran ile mutabık olmaları sebebiyle aşağıda birkaç örneğini verdiğim hadislerdeki bu sözlerin sahihliği kuvvetle muhtemeldir:
Âmir b. Sa'd'den nakledilmiştir:
"Bir düğün münâsebetiyle Karaza b.
Ka'b ve Ebu Mes'ûd el- Ensârî'nin yanına gittim. Küçük bir kız çocuğu şarkı söylüyordu. Ben: "Siz Rasulullah (s.a.v.)'ın arkadaşları ve Bedir ashabından olduğunuz halde, sizin yanınızda bunlar (nasıl) yapılıyor?" dedim. Onlar: "İster bizimle kalırsın, istersen gidersin. Bize, düğünde eğlenmeye, izin verildi." dediler.
(İbn Hacer, Metâlib, II, 54; Cüdey', Ehâdîs-ü Zemmî'l-Gınâ, s., 50)
Seleme b. Ekva'dan rivâyet edilmiştir:
"Peygamber (sav) ile birlikte Hayber'e yola çıkmıştık. Gece gidiyorduk. Kafileden bir kişi Âmir b. Ekva'a -Âmir şairliğiyle bilinen bir kişi idi. "Bize bildiğin şeylerden bir şeyler söyle, dinleyelim." dedi. Âmir devesinden inerek şu türküyü söylemeye başladı: "Ey Allahım! Sen olmasaydın biz hidayet bulamazdık. / Sadaka verip, namaz kılamazdık. / Her şeyimiz sana feda olsun, bizi bağışla. / Düşmanla karşılaşırsak, ayaklarımızı sabit kıl. / İçimize huzur ve güven ver. / Biz, çağrılınca gideriz. / Seslendikçe yardıma erişiriz." Peygamber (sav) "Kim bu sürücü?" dedi. "Âmir b. Ekva'" dediler. Peygamber (sav) "Allah onu esirgesin." buyurdu. (Beyhakî, Şuab, 5112)
Aişe (ra) rivayet ediyor: Resulullah SAV bir düğünlerinde Ensar kadınlarına uğradı. Onlar şarkı söylüyorlardı... (İbni Mace, Nikah: 21, Buhari, Nikah: 48, Megazi:12)
...Muavviz b. Afra'nın kızı er-Rubey gelin olduğu zaman, düğün törenine Peygamberimiz (sav)'de gitmiş ve onun yanına oturmuştu. Bu sırada bazı kızlar, def çalıp Bedir günü şehit olanların menkıbelerini şarkı şeklinde söylemeye başlamışlardı... (Buhari, Nikah, 49/1, VII/25, Tirmizi, Nikah, III/399)
Yine Hz. Aişe (ra), bir kadını Ensar'dan bir adamla evlendirmişti. Peygamberimiz (sav): Ya Aişe, sizin beraberinizde def çalan, şarkı söyleyen şarkıcılarınız yok mu? Çünkü Ensar oyun ve eğlencelerden hoşlanır." dedi. (Buhari, Nikah 64/1, VII/28)
Resulullah (sav) Medine'de bir yere uğradığında def çalarak şarkılar söyleyen genç kızların şöyle dediklerini işitir: "Biz, Beni Neccar kızlarıyız, Muhammed ne güzel (sevimli) komşudur". Resulullah (sav) bunun üzerine; "Allah biliyor ki, elbette ben de sizleri sevmekteyim" buyurur. (İbni Mace, Nikah, 21/1899, I/612)
"Resim ve Heykel Sanatının Haram Olduğu" İddiası Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır. (Buhari-Tesavir, 89)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim resim yaparsa, Allah onu kıyamet günü, yaptığı resim sebebiyle, onlara ruh üfleyinceye kadar azap eder. Hiçbir zaman da ruh üfleyici değildir." (Buhârî, Tâ'bir)
Allah'ın yanında azabı en şiddetli olan insanlar tasvircilerdir. (Müslim, 6:369)
Şu suretleri yapanlar kıyamet gününde azap görürler ve kendilerine yaptığınız suretlere can verin denilir.
(Müslim, 6:368)
İçinde suretler bulunan eve melekler girmez. (Buhari, Libas 91)
Her musavvir cehennemdedir. Musavvirin, tasvir ettiği her surete kıyamet gününde Allah hayat verir de o canlı suret cehennemde kendini yapana azap eder.
(Müslim, 6: 370)
İşte bu sahte hadisler yoluyla bağnazlar tarafından Müslümanlara resim ve heykel sanatı da haram kılınmıştır.
Hatta uydurulan bazı hadislere göre ressamlar ahirette en büyük azap gören insanlar arasında sayılmaktadır. Bu çarpık anlayışa göre bu kişiler, Allah'ın yarattıklarını taklit ederek –haşa– ilahlık iddiasında bulunmaktadırlar. Oysa bir ressamın veya bir heykeltıraşın bir sanat eseri meydana getirmesinin ilahlık iddiasıyla nasıl bir bağlantısı olabilir? Bir ressam veya heykeltıraş eğer böylesine sapkın bir iddiayla ortaya çıkıyorsa bu onun icra ettiği sanat yüzünden değil, ancak ve ancak aklen ve ruhen içine düştüğü zaaf nedeniyle olabilir. Bu ise, her meslekten her insan için geçerli bir ihtimaldir.
Doğadaki tüm güzellikler Yüce Rabbimiz'in birer sanat eseridir. Bizler, bir sanatın nasıl muhteşem olabileceğini Rabbimiz'in bu eserlerine bakarak anlarız. Nitekim yeryüzünde neredeyse her teknoloji Allah'ın yarattıklarının taklit edilmesiyle geliştirilmiştir. Teknoloji için yaratılan güzelliklerin varlığı bir nimettir. Örneğin, uçak inşasında insanlar Allah'ın yarattığı kuşları ve bazı sinek türlerini taklit ederler. Bu uçaklar, bir canlıdan esinlenilerek geliştirilmiş olduğu için mükemmel uçma ve manevra kabiliyetlerine sahip olurlar. Bu bir ayrıcalıktır, çünkü doğada zaten yaratılmış ve mükemmel işleyen bir örnek vardır. İşte bu örnek, Allah'ın bütün mühendislere bir model olarak verdiği armağandır. Şu anki teknolojik dünya, hayatımızı kolaylaştıran ve konforumuzu artıran her türlü bilimsel gelişme, doğadaki bu sanat eserlerinin birer kopyasıdırlar. Allah doğadakileri de, teknolojik taklitlerini de bize birer nimet olarak yaratır.
Bağnazlar tarafından heykel sanatının özellikle hedef alınması aslında sadece geçmişten gelen bir gelenek nedeniyledir. Geçmişte putperestliğin yaygın olduğu dönemlerde bazı yöneticiler, halklarından bir kısım kişilerin put inşasına yönelmelerini engellemek için heykel yapımına dair çeşitli tedbirler almışlardır.
Geçmişte toplumların içinde bulundukları muhtemel tehlikeleri önlemek amacıyla alınan bu tedbirler, Kuran'da herhangi bir hüküm olmamasına rağmen, adeta dinin bir yasağı olarak yaygınlaştırılmıştır. İşte bu bazı insanların, Kuran yerine gelenekleri benimsemelerinin getirdiği en büyük tahribatlardan biridir.
Mecusiler ateşe, Hindular ineğe, bazı topluluklar güneşe tapıyor diye, inekleri öldürüp, ateş veya güneşten uzak bir hayat süremeyeceğimize göre, puta tapan putperestler var diye tüm heykelleri yasaklamanın olağanüstü derecede ilkel bir düşünce tarzı olduğu ortadadır. Burada anormal olan nesneleri ve varlıkları ilahlaştırmaktır ve harama girenler bunu yapan insanlardır, nesnelerin kendileri değil.
Şu anki teknolojik dünya, hayatımızı kolaylaştıran ve konforumuzu artıran her türlü bilimsel gelişme, doğadaki bu sanat eserlerinin birer kopyasıdır. Allah doğadakileri de, teknolojik taklitlerini de bize birer nimet olarak yaratır.
Bağnazların Müslümanlara haram kılmaya çalıştıkları resim ve heykel sanatı, Müslümanların yol gösterici kitabı Kuran'a göre kesinlikle haram değildir. Allah sanatı sever ve kullarına da sevdirmiştir; bütün kainatı sanat ile yaratmıştır. Kuran'da resim ve heykel gibi güzel sanatları haram kılan bir ayet bulunmamaktadır. Tam aksine Kuran'da sanat eserlerinden övgüyle bahsedildiğini görürüz.
Hz. Süleyman (as)'ın sarayında bulunan ve saltanatının bir ihtişamı olarak övülen heykeller ve sanat eserleri Kuran'da şu şekilde geçer:
Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı. "Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın." Kullarımdan şükredenler azdır.
Bu Kuran ayetine rağmen sanata yasaklar getiren bağnazlar, sarayında olağanüstü güzellikte heykeller bulunan Hz.
Süleyman (as) hakkında ne düşündüklerini de açıklamak zorundadırlar.
Söz konusu hurafecilerin İslam toplumlarına zararı çok büyük olmuştur. İslam dünyasında heykel ve resim sanatı hurafelerin yayıldığı dönemlerin sonrasında hiçbir zaman gelişememiştir. Sanatını geliştiremeyen toplumlar donuk, ruhsuz ve köhne kalırlar. Yeniliklere kapalıdırlar. Yaratıcılıklarını, pratik düşünme yeteneklerini, detay görme anlayışlarını zamanla yitirirler. Zevksizlik ve donukluk ruhlarına, yaşadıkları mekanlara, birbirlerine karşı davranış biçimlerine de yansır. Bağnazların kapkaranlık dünyasında, sanattan uzaklaşmalarının bir sonucu olarak da incelik ve detaylardan uzak, ürkütücü bir tekdüzelik ve donukluk ve zevksizlik hakimiyeti vardır.