Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Kuran’a Göre Kadınlar Erkeklerin Tarlası mı ?

Allah’ın kelamı Kuran’da hayatla ve insan vicdanıyla çelişen hiçbir anlatım veya benzetme yoktur. Çünkü Kuran zaten tüm evreni ve bizi yaratan Allah’tan gelen bir mesajdır. Kendi içindeki ayetlerle çelişmediği gibi asla başkaca bir çelişki de içermez. Bazı ateist platformlarda Bakara suresi 223. ayetiyle ilgili olarak, ayette kadınların aşağılandığı ve sosyal hayatta ikinci ve edilgen bir pozisyonda tanımlandığı gibi eleştirilere yer verildiği görülmektedir. Bu konuya da cevap vermek gereği hissedildiğinden bu makale kaleme alınmıştır.

Bu konuda yapılan eleştirilerin altında tabi ki, Kuran dışı kaynakların etkisiyle oluşturulmuş ‘Kadın’ imajının etkisi vardır. Ayette TARLA olarak Türkçeye çevrilen حرث kelimesinin klasik sözlüklerdeki ( Müfredat ve Lisan-ül Arab gibi ) öncelikli anlamı KÜLTÜR dür. Yani klasik olarak ayetin meali şu şekildeyken: . [Bakara Suresi (2/223)]

نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH’ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. İnananlara müjde ver.

Ayette HARS kelimesinin öncelikli anlamı olan KÜLTÜR kullanıldığında anlamı şöyledir:

“Kadınlarınız SİZİN tarlanızdır” mealinde çevrilen Bakara 223. ayette geçen “siz” vurgusu “erkeklere işaret etmez. SİZ’den kasıt bütün toplumdur. Erkek merkezli anlamlandırmalarda bu şekilde düşünülmediğinden, bu ayet cinsellik içeren bir gözle açıklanmaya çalışılmış ve vahim bir hataya imza atılmıştır. Oysa her toplumda, o toplumun genel seviyesini ve gelişmişlik ve uygarlık seviyesini en basit haliyle gözlemlemenin yolu o toplumda yaşayan kadınların durumuna bakmaktır. Aşağıda çok sevdiğim bir cümle bu durumu çok güzel bir şekilde izah etmektedir.

Alıntı: Bir memleketteki hürriyet ordan anlaşılıyor; kadınların halinden. Bak kadınlara anla. Kadınlar hür değil mi? Bitti. Ağzıyla kuş tutsun o rejim. Bitmiştir olay. Ama kadınlar hürse tamamdır. Dekolte hanımlar da olacak, başı açık hanımlar da olacak, çarşaflı da, peçeli de; hepsi olacak. Bikiniyle gezen de olsun, peçeyle gezen de olsun. Hepsine saygı gösterilsin……

Kuran’da güzel bir bitkiye benzetilen kadınlar, sosyal hayatta da gerçekten o toplumun hem kültürüne maddi olarak katkı verirler ve hem de ayette HARS kelimesinin diğer bir anlamı olarak da bir TARLA gibi gelecek nesillerin yetişmesi adına çok büyük vazifeler alırlar. Toplumun dışına itilmiş, iş ve sosyal hayatta yeri olmayan kadının bu görevi yeterince yapamayacağı açıktır. Ayrıca yeterince eğitim ve kültürden nasibini alamamış kadının kendi çocukları için ilk ve en önemli kültür ve ahlak öğretmeni olması işini de yapamayacağı da çok açıktır. Özetle KADIN gelecek nesilleri yetiştiren bir TARLA ve toplumun KÜLTÜRÜDÜR.

Ayrıca tarla kavram olarak, Arap dilinde ne ifade eder, onu da düşünmek gerekir. Birçok bölgesi uçsuz bucaksız çöl olan bir coğrafyada yaşayan insanlar için, tarla; hayallerde bile canlandırması zor, çok değerli anlamındadır.

Birçok dilde kelimelerin cinsiyeti vardır. Mesela dişi kelimeler ve erkek kelimeler. Kelimelerde dişilik ve erkeklik, barındırdığı sesli ve sessiz harflerle veya eklerle alakalıdır. Ayette de çevrilen kelime yani “tarla” sert bir kelime olarak çevrildiği için kadınlar hakkında kullanılması kulağa hoş gelmemektedir.

Kadınlar ekindir; tarladır / kültürdür

Âyetteki, Kadınlarınız sizin için bir ekindir/kültürdür buyruğu, üzerinde durulması gereken bir ifadedir. حرث – hars kelimesi, hem “tarla; ekin”, hem de “kültür” anlamına gelir. Bilindiği üzere kültür, “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü. (TDK)” demektir. Buna “biyolojik ve sosyolojik kültür” de diyebiliriz. Zira kadın, biyolojik bir tarla gibidir. Tıpkı bir organizmanın, biyo-kimya laboratuarında çeşitli evrelerden geçirilerek amaca uygun hâle getirilmesi gibi, kadında da yumurta ve sperm, önce embriyon, sonra et parçası, sonra kemikler ve onlara et giydirilme, sonra da bebek oluşmaktadır. Bebeğin doğumundan sonra da kadınların sosyolojik kültür/tarla olma fonksiyonu devreye girer; çocuklarına toplumun manevî değerlerini [dinî inanç ve ilkeleri, davranış ve düşünüş biçimlerini, düşünce ve sanat varlıklarını] yavaş yavaş öğretir ve gelecek kuşaklara aktarır. Kısaca kadın, maddî bakımdan ana olduğu gibi, sosyolojik açıdan da anadır.