Kabe Güvenli Bir Yer midir? Bu Konudaki Ayeti Nasıl Anlamalıyız?

İddia:
Kur’an Kabe’nin güvenli olduğunu bildiriyor. Oysa zaman zaman sel gibi afetlere maruz kaldığını biliyoruz. Sele maruz kaldığına veya yıldırım isabet edebileceğine göre Kabe’nin güvenli olduğunu belirten sözkonusu ayet çelişkilidir. Bu da Kuran’ın (haşa) Allah kelamı olmadığını gösterir.
Cevap:
Söz konusu ayet Ali İmran suresinin 97. ayetidir. Bu ayette şöyle yazıyor:
Ayetin Türkçe transkripsiyonu:
Fîhi âyâtun beyyinâtun makâmu ibrâhîm(ibrâhîme), ve men dahalehu kâne âminâ(âminen), ve lillâhi alen nâsi hiccul beyti menistetâa ileyhi sebîlâ(sebîlen), ve men kefere fe innallâhe ganiyyun anil âlemîn(âlemîne).
Ayetin Kelime çözümlemesi:
- fîhi: orada
- âyâtun: âyetler, deliller, kanıtlar
- beyyinâtun: açık beyyineler
- makâmu ibrâhîme: Hz. İbrâhîm’in makamı
- ve men: ve kim (…olursa)
- dahale-hu: oraya girdi
- kâne: oldu (olur)
- âminen: emniyette, emin
- ve li allâhi: ve Allah için
- alâ en nâsi: insanların üzeri (üzerinde sorumluluk)
- hiccu el beyti: beyt’ in hac edilmesi
- men istetâa: gücü yeten kimse
- ileyhi: ona
- sebîlen: yol, yol bulma
- ve men: ve kim
- kefere: inkâr etti
- fe inne allâhe: o zaman, artık muhakkak ki Allah
- ganiyyun: ganidir, hiçbir şeye muhtaç değil
- an el âlemîne: âlemlerden
Ayetin meali:
Orada apaçık işaretler var: İbrahim’in (putperestliğe karşı) duruş yeridir. Oraya giren güvenlik içinde olur. Halktan yolculuğa gücü yetenler o Ev’i (Kabeyi) ALLAH için haccetmekle yükümlüdür. Kim inkar ederse bilsin ki ALLAH kimseye muhtaç değildir.
Ayette geçen ve GÜVENLİK anlamına gelen AMİNEN kavramının ne olduğunu tam olarak anladığımızda aslında iddianın ne kadar zayıf temelli olduğunu da anlamış olacağız. Zaten bu tarz itirazlar yalnızca TÜRKÇE mantıkla düşünüp, kelimenin diğer anlamını aklına getirmeyen kişilerin hezeyanlarıdır.
Bu ayette kullanılan ”aminen” kelimesinin Kuran’ın aynı kelimenin geçtiği diğer ayetlerine baktığımızda ne anlamlara geldiği konusu daha iyi anlaşılacaktır. Bu kelime Kuran’da bu şekli ile tam 6 defa geçer.
Buradaki emniyet/güvenlik için kullanılan ”aminen” kelimesinde ne kast edildiği bu 6 ayet arasında bulunan iki tane ayette çok rahat anlaşılmaktadır.
Mesela Fussilet suresinin 40. ayetine bakalım:
Arapçası (aminen kelimesine dikkat):
(İnnellezîne yulhıdûne fî âyâtinâ lâ yahfevne aleynâ, e fe men yulkâ fîn nâri hayrun em men ye’tî AMİNEN yevmel kıyâmeh)
Meali:
”Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü GÜVENLİK içinde bize gelen mi?”
Bu ayette güvenliğin hangi anlamda kullanıldığı çok rahat anlaşılıyor. Söz konusu fiziksel bir güvenlik değildir. Söz konusu olan bir ahiret emniyetidir. Kabeye giden Allah rızası için gider ve Allah yolunda olan biri güvendedir. Ölüm veya herhangi bir fiziksel zarar bu kişiye hiçbir kalıcı zarar veremez.
Konuya açıklık getiren bir başka ayet te İbrahim suresinin 35. ayetidir. Bu ayette Hz. İbrahimin duası aktarılıyor:
Arapçası:
(Ve iz kâle ibrâhîmu rabbic’al hâzel belede AMİNEN vecnubnî ve beniyye en na’budel asnâm)
Meali:
Hani İbrahim demişti ki: ”Rabbim, bu beldeyi (kabe ve çevresini) güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.”
Bu ayette ise güvenlikten doğru yol üzerine olmanın kast edildiği anlaşılıyor. Hz. İbrahim kabe ve çevresinin ahiretini kurtarmış olan (güvende olan) insanların beldesi olmasını istiyor.
Ayrıca klasik Arapça sözlüklerinde bu kelimenin ”korkudan korunma” ve ”şerden korunma” gibi anlamlara geldiği de yazmaktadır. (bkz: Klasik Arapça sözlüğü ”Lane’s lexicon”, cild 1, sayfa 101)
Görmüş olduğunuz gibi güvenlik kelimesi birçok anlamda kullanılabilir. Güvenlik kelimesini belli bir mana ile sınırlayıp ta Kur’an hatalıdır demek saçmalığın zirvesidir.
Zaten Kabe’nin fiziken hiçbir şekilde bir afete maruz kalmayacağını, sel ve yıldırıma uğramayacağını söylemek imtihanın sırrına da aykırıdır. Allah tabi ki, herşeye gücü yetendir. Kabe’yi veya istediği herhangi bir yeri fiziken de koruyabilir ve bunu kelamında ayrıca bildirmiş olabilirdi ama Sünnetullah bu şekilde çalışmıyor ve aklın ihtiyarı alınmadan insanlar imtihana tabi oluyorlar.