İslam'ın İnanç Esasları: Dini Yaşamak Kolaydır
İçindekiler
- Önsöz
- Allah'tan Başka İlah Yoktur
- Allah Her Yeri Kuşatmıştır
- Allah İnsana Çok Yakındır
- Allah Herşeyi bir Kader ile Yaratmıştır
- Allah Herşeye Güç Yetirendir
- Allah Herşeyi Bilir ve Görür
- Her Varlık Allah'a Boyun Eğmiştir
- Allah Hakkındaki Batıl İnançlar
- Allah'a Şirk Koşmadan İman
- Allah'ın Büyüklüğünü Hakkıyla Takdir Edebilmek
- Allah'ın Sonsuz Büyüklüğü ve Kudreti
- Allah Sevgisi ve Allah Korkusu
- Kuran Yol Göstericimizdir
- Allah'ın İndirdiği Kitaplara, Peygamberlerine İman
- Meleklere İman
- Dünya Hayatının Geçiciliği
- İnsan Dünyada İmtihan Olmaktadır
- Ölüm bir Son Değildir
- Ahirete İman
- Kıyamete İman
- Diriliş
- Hesap Günü
- Cennet ve Cehennem
- Dünyadaki Varoluş Amacımız Allah'ın Hoşnutluğunu Kazanmaktır
- Günah ve Tevbe
- İbadetlere Titizlik Göstermek
- Din Ahlakı İnsanın Yaratılışına Uygundur
- Dini Yaşamak Kolaydır
- Din Ahlakından Uzak Yaşamak İnsanı Mutsuzluğa Sürükler
- Müminler Birlik ve Beraberlik İçinde Olmalıdır
- Müslümanlar Birbirlerinin Velileridirler
- Sonsöz

İnsanların birçoğunun din hakkındaki fikirleri, küçüklüklerinden itibaren çevrelerinden edindikleri kulaktan dolma bilgilere dayalıdır. Dini, gerçek kaynağından yani Kuran'dan ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinden öğrenmedikleri için de, din adı altında birçok hurafeye, asılsız inanca kapılırlar. Bunların en tehlikelilerinden biri ise "din ahlakını yaşamanın zor olduğu" şeklindeki gerçek dışı inançtır.
Tarih boyunca, dini özünden saptırmayı amaçlayan ve dinin yaşanmasını engellemek için türlü yöntemler deneyen kişiler, dine birçok zorlaştırıcı uygulama ve hurafe katmaya çalışmışlardır. Kendi türettikleri yanlış uygulamalar yüzünden bilerek veya bilmeyerek insanların dinden uzaklaşmalarına sebep olmuşlardır. Oysa, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünneti bize din ahlakının yaşanmasının samimi insanlar için son derece kolay olduğunu öğretmektedir.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; Allah evrendeki herşey gibi insanı da yoktan var etmiştir. İnsanı en iyi tanıyan, ona şah damarından daha yakın olan Allah, dini de insanın yaratılışına uygun yaratmıştır. Allah bir ayetinde insanın din ile fıtratına (yaratılışına) en uygun olana çağrıldığını şöyle haber verir:
Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
Rabbimiz'in şefkat ve merhametinin bir sonucu olarak çağlar boyu gönderilmiş olan bütün hak dinler her zaman çok kolay uygulanabilir hükümlere sahip olmuşlardır. Çünkü Allah insanlar için daima kolaylık dilemiştir ve "...Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez..." (Bakara Suresi, 185) ayetiyle de bu gerçeği haber vermiştir. Allah'ın sınırlarına uyan bir insan aynı zamanda, yaratılışına en uygun olan son derece güzel bir hayatı yaşayan insandır. Bu gerçeği bilmeyen birtakım insanlar ise din ahlakının sınırları kalktığı takdirde daha rahat yaşayacaklarını; örneğin ahlaki değerlere önem vermedikleri zaman özgür olacaklarını düşünürler. Ya da dinin yaşamlarını zorlaştıracak birtakım kısıtlamalar getireceğini zannederler. Halbuki bütün bunlar, bazı insanların kapıldıkları çok büyük yanılgılar ve şeytanın aldatmacalarıdır. Çünkü Allah'ın dinini yaşamak son derece kolaydır. Asıl zor olan, Yüce Rabbimiz Allah'ın bildirdiği sınırları tanımayan insanlardan oluşan bir toplumda yaşamaktır. Böyle bir yaşantı son derece kötü sonuçları da beraberinde getirir.