İslam'ın İnanç Esasları: Hesap Günü
İçindekiler
- Önsöz
- Allah'tan Başka İlah Yoktur
- Allah Her Yeri Kuşatmıştır
- Allah İnsana Çok Yakındır
- Allah Herşeyi bir Kader ile Yaratmıştır
- Allah Herşeye Güç Yetirendir
- Allah Herşeyi Bilir ve Görür
- Her Varlık Allah'a Boyun Eğmiştir
- Allah Hakkındaki Batıl İnançlar
- Allah'a Şirk Koşmadan İman
- Allah'ın Büyüklüğünü Hakkıyla Takdir Edebilmek
- Allah'ın Sonsuz Büyüklüğü ve Kudreti
- Allah Sevgisi ve Allah Korkusu
- Kuran Yol Göstericimizdir
- Allah'ın İndirdiği Kitaplara, Peygamberlerine İman
- Meleklere İman
- Dünya Hayatının Geçiciliği
- İnsan Dünyada İmtihan Olmaktadır
- Ölüm bir Son Değildir
- Ahirete İman
- Kıyamete İman
- Diriliş
- Hesap Günü
- Cennet ve Cehennem
- Dünyadaki Varoluş Amacımız Allah'ın Hoşnutluğunu Kazanmaktır
- Günah ve Tevbe
- İbadetlere Titizlik Göstermek
- Din Ahlakı İnsanın Yaratılışına Uygundur
- Dini Yaşamak Kolaydır
- Din Ahlakından Uzak Yaşamak İnsanı Mutsuzluğa Sürükler
- Müminler Birlik ve Beraberlik İçinde Olmalıdır
- Müslümanlar Birbirlerinin Velileridirler
- Sonsöz
Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?" diye sorarlar.
Size va'dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur. Şüphesiz din (hesap ve ceza) da mutlaka gerçekleşecektir.
Allah Katında yerin, göğün ve insanın yaratılışı ne derece kolay ise kıyamet gününün gerçekleşmesi de bunlar kadar kolay olacaktır. Kuran'da hesap ve ceza gününün gerçekleşmesi, "şüphesiz" ve "mutlaka" kelimeleriyle pekiştirilir. Kesinlik bildiren bu sözler, inananların ahirete olan korkularını ve dünyadaki çabasını arttırırken, inkar edenlerin kıyamet hakkındaki şüphe ve inkarlarına da en açık cevabı vermektedir.
Allah, insanları yaptıklarından sorumlu tutmaktadır. İmtihan olan insan, hesap günü, dünyada işledikleriyle sorgulanacaktır. Hiçbir yaptığının gizli kalmadığını, hesap günü tüm işledikleri ortaya döküldüğünde görecektir:
O gün, orta yere çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a karşı gizli kalmaz. (Allah sorar:) "Bugün mülk kimindir? Bir olan, Kahhar olan Allah'ındır." Bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür. Bugün zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı seri görendir.
Dünyada insanların her zaman hak ettiklerinin tam karşılığını almadığını görürüz. Allah, kimi insanlara dünyada süre vermekte ve onların yaptıkları kötülüklerin karşılığını ahirette eksiksiz olarak vereceğini bildirmektedir. Dünyada gayrimeşru işler işleyenlerin kimi zaman fark edilememeleri, kimi zaman da kanundan kaçabilmeleri nedeniyle, cezadan kurtulduklarını zannetmeleri büyük bir gaflettir. Bu kişiler, hesap günü insanın hayatı boyunca tüm yaptığı işleri Allah'tan gizleyemediğini göreceklerdir. Allah, Hafız (herşeyi hafızasına alan) sıfatıyla, insanların her davranışını bilmekte ve meleklerine kaydettirmektedir. Kuran'da bu gerçek şöyle bildirilmektedir:
Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken, O, söz olarak söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Herşeyi en ince ayrıntısına kadar bilen, insanın söz olarak söylediklerine de söylemeyip kalbinden geçirdiklerine de her an şahit olan Allah, hesap günü, sonsuz adalet sahibi olarak insanları en ufak haksızlığa uğratmadan yargılayacaktır:
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.
Allah, sonsuz adalet sahibi olduğu gibi, sonsuz merhamet ve lütuf sahibidir. İyi davranışta bulunanlara kat kat güzellikle karşılık vaat etmekte, kötülük işleyenlere de hak etmiş olduklarıyla cezalandırılacaklarını bildirmektedir:
Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hesap anında insanlar, dünyada işlediklerini gösteren kitaplarının kendilerine veriliş şekline göre, cennet veya cehenneme gireceklerdir:
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse, O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek, Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır. Kimin de kitabı ardından verilirse, O da, helak (yok olmay)ı çağıracak, Çılgın alevli ateşe girecek. Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi. Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı. Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi.