Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

İslam'ın İnanç Esasları: Allah Herşeye Güç Yetirendir

İçindekiler
  1. Önsöz
  2. Allah'tan Başka İlah Yoktur
  3. Allah Her Yeri Kuşatmıştır
  4. Allah İnsana Çok Yakındır
  5. Allah Herşeyi bir Kader ile Yaratmıştır
  6. Allah Herşeye Güç Yetirendir
  7. Allah Herşeyi Bilir ve Görür
  8. Her Varlık Allah'a Boyun Eğmiştir
  9. Allah Hakkındaki Batıl İnançlar
  10. Allah'a Şirk Koşmadan İman
  11. Allah'ın Büyüklüğünü Hakkıyla Takdir Edebilmek
  12. Allah'ın Sonsuz Büyüklüğü ve Kudreti
  13. Allah Sevgisi ve Allah Korkusu
  14. Kuran Yol Göstericimizdir
  15. Allah'ın İndirdiği Kitaplara, Peygamberlerine İman
  16. Meleklere İman
  17. Dünya Hayatının Geçiciliği
  18. İnsan Dünyada İmtihan Olmaktadır
  19. Ölüm bir Son Değildir
  20. Ahirete İman
  21. Kıyamete İman
  22. Diriliş
  23. Hesap Günü
  24. Cennet ve Cehennem
  25. Dünyadaki Varoluş Amacımız Allah'ın Hoşnutluğunu Kazanmaktır
  26. Günah ve Tevbe
  27. İbadetlere Titizlik Göstermek
  28. Din Ahlakı İnsanın Yaratılışına Uygundur
  29. Dini Yaşamak Kolaydır
  30. Din Ahlakından Uzak Yaşamak İnsanı Mutsuzluğa Sürükler
  31. Müminler Birlik ve Beraberlik İçinde Olmalıdır
  32. Müslümanlar Birbirlerinin Velileridirler
  33. Sonsöz

Allah, herşeyin Yaratıcısı olarak, tüm varlıkların üzerinde tek tasarruf sahibidir. Bulutları Allah sürükler, rüzgarları Allah estirir, Güneş'e Allah ısı ve ışık verir, kuşları havada Allah tutar, tohumu Allah yarar, insanın kalbini Allah attırır, bitkilere Allah fotosentez yaptırır, gezegenleri yörüngesinde Allah gezdirir. İnsanlar bu gibi olayların "fizik kanunlarıyla", "yerçekimiyle", "aerodinamikle" ve benzeri maddi etkenlerle oluştuğunu sanırlar, oysa bazı insanların unuttuğu önemli bir gerçek vardır: Tüm fizik kanunlarının Yaratıcısı Allah'tır. Kainatta tek kudret sahibi olan, Allah'tır.

Biz uyurken, otururken, yürürken, aklımızın ucundan bile geçirmezken Allah evrende var olan tüm sistemlerin hepsini an be an yaratır. Varlığımızın devamı için meydana gelen işlemlerin her biri Allah'ın kontrolündedir. Küçük bir adım atabilmemiz bile, yerin çekim kuvvetinden iskelet sistemimize, sinir ve kas sistemimizden beynimize ve kalbimize, hatta dünyanın dönüş hızına kadar herşey Allah'ın ince ince yaratmasına bağlıdır.

Dünyanın ve tüm evrenin varlığını sürdürebilmesini tesadüflere bağlamak ise çok büyük bir yanılgı olur. Aslında dünyadaki ve evrendeki düzen, tesadüfe kesinlikle yer olmadığının ve Yüce Allah'ın sonsuz gücünün açık bir delilidir. Örneğin Dünya, Güneş çevresinde dönerken öyle bir yörünge çizer ki, her 29 km'de bir doğru çizgiden yalnızca 2.8 milimetrelik bir sapma gösterir. Eğer bu sapma 0.3 milimetre az veya 0.3 milimetre daha fazla olsa, yeryüzündeki canlılar donarak veya kavrularak ölürlerdi. Küçük bir bilyenin bile milim şaşmadan aynı yörüngede dönebilmesi neredeyse imkansızken, dev kütlesiyle dünya böyle bir dönüşü gerçekleştirir. Kuran'da, "... Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır" (Talak Suresi, 3) ayetinde bildirildiği gibi, çevremizde gördüğümüz muhteşem düzen, Allah'ın milyarlarla ifade edilen büyüklükteki sistemleri milimlere bağlı dengelerle koruması sayesinde ortaya çıkar.

İnsanların bir kısmı, Allah'ın "herşeyi yaratıp bıraktığı" sonra bu düzenin kendi kendine devam ettiği şeklinde sapkın bir inanca sahiptirler. Oysa evrenin her noktasında her an meydana gelen tüm olaylar Allah'ın izniyle, O'nun bilgisinde ve kontrolü altında gerçekleşir. Kuran'da bildirildiği gibi:

Allah'ın, gökte ve yerde olanların hepsini bilmekte olduğunu bilmiyor musun? Gerçekten bunlar bir kitaptadır. Hiç şüphesiz bunlar(ı bilmek), Allah için pek kolaydır.

Hac Suresi, 70

Canlıların vücutlarında gerçekleşen ve her biri son derece kompleks olan olaylar da, Allah'ın kudretini kavramak için iyi birer örnektir. Örneğin sahip olduğunuz böbrekler her saniye kanınızı taramakta, kanın içinde vücudunuza zararlı olan molekülleri diğerlerinden seçip ayrıştırmakta, zararlıları vücuttan atılmak üzere ayırmaktadırlar. Bunu yapanlar, böbrek hücreleridir. Bir böbrek hücresinin yaptığı bu tarama ve ayrıştırma işlemini yapabilmek için, dev diyaliz makineleri kullanılmaktadır. Bunlar ise, tıp ve biyoloji konusunda uzman olan insanlar tarafından planlanmaktadır. Ama böbrek hücresinin ne gözü, ne bir başka duyusu, ne karar verme merkezi, ne de düşünme yeteneği vardır. Kısacası bir böbrek hücresi hiçbir şuura sahip değilken, büyük şuur gerektiren işler yapmaktadır. Canlıları incelediğimizde bunun gibi milyonlarca örneğe rastlamak mümkündür. Bilinçsiz maddelerden oluşan moleküller, son derece bilinçli işler yaparlar. İşte burada açıkça görünür hale gelen şuur, Allah'ın sonsuz akıl ve bilgisinin birer tecellisidir. Böbrek hücrelerini de, onlara fayda veren molekülleri de kontrolü altında tutan, yapacakları işleri onlara yaptıran Allah'tır. Allah, yaratmış olduğu varlıklara daimi olarak "emirler" indirdiğini bir ayetinde şöyle haber vermektedir:

Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

Talak Suresi, 12

Kainattaki herşeyi yaratan Allah'ın, elbette ki ölüleri de diriltmeye güç yetireceği apaçıktır. Bu gerçek bir ayette şu şekilde haber verilmektedir:

Onlar görmüyorlar mı ki, gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan (Allah), ölüleri de diriltmeye güç yetirir. Hayır; gerçekten O, herşeye güç yetirendir.

Ahkaf Suresi, 33