Tekâsür
Meal: Ali Bulaç
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلْهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.' 102:1
حَتَّىٰ زُرْتُمُ ٱلْمَقَابِرَ
"Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü." 102:2
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Hayır; ileride bileceksiniz. 102:3
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Yine hayır; ileride bileceksiniz. 102:4
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız, 102:5
لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz. 102:6
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız. 102:7
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz. 102:8