Kâria
Meal: Ali Bulaç
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْقَارِعَةُ
Kaari’a... 101:1
مَا ٱلْقَارِعَةُ
Nedir kaari’a? 101:2
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
Sana o kaaria’yı bildiren nedir? 101:3
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün, 101:4
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün), 101:5
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
İşte, kimin tartıları ağır basarsa, 101:6
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir. 101:7
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Kimin tartıları hafif kalırsa, 101:8
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum). 101:9
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir? 101:10
نَارٌ حَامِيَةٌۢ
O, kızgın bir ateştir. 101:11