Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Oryantalistlerin Kuran’ın 10. Yüzyılda Bir Kitap Haline Getirildiği İddiasına Cevap

Oryantalistlere Cevap 1


Oryantalistlerin Kuran’ın 10. Yüzyılda Bir Kitap Haline Getirildiği İddiasına Cevap

Bu yazı dizisi, Allah’ın kelamı Kuran üzerinde kafa karışıklığı oluşturmak üzere hazırlanmış bazı paylaşım ve yorumlar üzerine kaleme alındı.

Son zamanlarda özellikle bazı oryantelistler Kuran’ın 7.yy da değil çok daha sonraları 10 veya 11.yy da bazı hristiyan dua kitapçıklarından derlenerek oluşturulduğu gibi hayali bir takım iddiaları savunmaya başladılar. Hatta işi daha da ileri boyuta götürüp, insanlığa örnek olarak görevlendirilen Hz.Muhammed’in hiç yaşamadığı gibi absürt bir iddiayı dahi savunma çaresizliğine kadar götürdüler işi….

Peki, gerçekten de Kuran’ın ilk nüshaları bilimsel olarak hangi tarihe aittir ve bununla ilgili bilimsel çalışmalar nelerdir?… Hz.Muhammed ismi en erken hangi belgede bilimsel olarak geçmektedir?… Bunların cevaplarını, sorular ve iddialar ne kadar saçma ve iyi niyetten yoksun olursa olsun. cevaplayalım….

Daha önce sizlere Hz.Muhammed zamanında ve hemen sonrasına ait yaş tespitleri yapılmış Almanya’nın Tuebingen Üniversitesi tarafından tasnif ve bilimsel çalışmaları yapılmış içinde tam 4 sure ( İsra, Saffat, Hadid ve Yasin ) ve 160 sayfa halindeki Kuran’ın Hz.Peygamberin bilinen vefat tarihinden yalnızca 20 yıl sonrasına yani, 649-675 yılları arasına yaş tespiti yapıldığını ispatlamıştım. İsviçre’de bağımsız bir enstitüde bu sayfaların bu tarihe ait olduklarının anlaşılmasıyla, Kuran’ın bilinen formuyla 10.yy sonunda meydana getirildiğini söyleyen oryantelist bazı araştırmacılar bu mushafın TAM olmadığı ve zaten de mevcut suretlerin içinde Hz.Muhammed isminin geçmediğini savunarak bu iddiama karşı çıktılar.

Daha sonra Almanya Devlet kütüphanesinde ve hatta tam da Hz.Muhammed’in yaşadığı zamana ait te bir Kuran parçalarının bulunması durumunu bile gözden kaçırıp, bu saçma iddialarına devam etmek yüzsüzlüğünü dahi gösterdiler….

Şimdi Allah kelamı Kuran’ın 10.yy sonunda derlendiği ve insanlığa örnek elçi. Hz. Muhammed’in hiç yaşamadığı gibi saçma iddiaların artık kıyamete kadar son bulacağı bir bilimsel veriden bahsetmek istiyorum…..

SANA MUSHAFI

Yemen’in Sana kentinde, aynı isimle bilinen Sana caminin tarihi deposunda 1972 yılında bulunan bu Kuran, bu tarz iddiaları artık tarihin çöplüğüne süpürecek kadar kesin bir gerçeklikle şunu ispat ediyor…..

1) Allah’ın kelamı Kuran oryantelist müşriklerin dediği gibi 10.yy sonunda yazılmış haşa derleme bir kitap değildir.Çünkü, Sana mushafını inceleyen Gerd R.Puin in de National Geographic kanaldaki mülakatının 2.dakikasında kabul etmek zorunda kaldığı gibi, bu mushaf 705-715 yıllarına aittir. Oysa, Karl- Heinz Ohlig ve Hans Caspar Graf von Bothmer ile beraber yazdıkları ‘ Kuran Araştırmalarının Yeni Yolları’ kitabında ise C14 karbon testiyle yapılan tespitin. mushafın 657-690 yıllarına işaret ettiğini kabul etmek zorunda kalmışlardır.

2) Daha önce bulunan Kuran parçalarında isminin geçmemesi durumundan dolayı, Hz.Muhammed’in hiç yaşamamış haşa hayali bir kişi olduğu şeklindeki iddialara da artık devam etmek imkanı kalmamıştır. Oysa SANA mushafında Allah’a şükürler olsun ki, Hz.Muhammed’in isminin geçtiği tüm sureler vardır. Zaten Sana mushafı tüm Kuran’ın % 86 sını içermektedir.

Bilindiği gibi, Kuran’ın 4 yerinde Hz.Muhammed’in şanlı ismi geçmektedir.
Bu sureler ve ilgili ayetleri şunlardır.
*Ali İmran Suresi 144.ayet
*Ahzab Suresi 40.ayet
*Fetih Suresi 29.ayet ve
*Muhammed suresi 2.ayet…

Sana Mushafı üzerinde çalışma yapan tek müslüman olan Sayın.Prof.Tayyar Altıkulaç Beyin İKÖ ye ait IRCICA yayınlarından çıkan ve Sana mushafının sayfa sayfa resimlerinin de olduğu çok değerli çalışmasında görüldüğü üzere, Hz.Muhammed’in isminin geçtiği sure ve ayetler orijinalinde çok NET olarak görülüyor.Kufi yazı ile ve o dönem harekesiz olmasına rağmen ben ve bana yardım eden arkadaşlarım bu hususu çok net müşahade ettik ve resimler üzerinde hem orijinal ayet içindeki MUHAMMED yazısını ve hem de günümüz bilgisayar dizgisi Arapça yazı üzerinde bu durumu çerçeve içine alarak tespit etmiş olduk…
Yazının sonunda bu tespit edilmiş haliyle çekilmiş resimleri kopyaladık.İsteyen arkadaşlar bilgisayarlarına indirebilirler….

Yazı Dizisinin İlk SONUCU…

Bu iki durumun bilimsel olarak tespiti, artık kim iddia ederse etsin, Kuran’ın 10.yy sonlarında (haşa) derlendiği ve Hz.muhammed’in hiç yaşamadığı safsatasını tarihin çöplüğüne süpürmüştür.

Hiç kimse Kuran’ın Allah kelamı olduğu gerçekliğine, yüzlerce ve binlerce mucizesine rağmen ( Bu konuya da sonrasında devam edilecek), inanmak zorunda değildir. Hatta yaratılış gerçekliğine de, tüm bilimsel delillerine rağmen. Şüphe ile veya inkarka bakabilir. Bu kişinin en doğal hakkıdır. Bu dünyada inanmayanlar veya dinden dönenler için, Kuran dünyevi bir ceza da öngörmez. Ama ….
Bilime ve akla aykırı yalan dolan şeyler söylemek, her devir ve coğrafyada ayıptır ve sahibini eninde sonunda çok mahcup eder…..

وَمَكَرُوا۟ وَمَكَرَ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

Ali İmran Suresi, 54
Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah, hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır….