Rehbere dön
AZTRENDEFRESNLRUITSQBSROKYDA

Kuran'ın Hayata Sunduğu Güzellikler: Kuran’da Faydalarına Dikkat Çekilen Besinler

İçindekiler
  1. Giriş
  2. Kuran’da İşaret Edilen Güzel Davranışlar
  3. Kuran’da İşaret Edilen Akılcı Önlemler
  4. Kuran’da Dikkat Çekilen Tebliğ Yöntemleri
  5. Kuran’da Faydalarına Dikkat Çekilen Hayvanlar
  6. Kuran’da Faydalarına Dikkat Çekilen Besinler
  7. Kuran’da Estetik ve Sanat
  8. Kuran’da Mekan Tasvirleri

Bir insan Kuran ayetlerini derinlemesine düşündüğünde, Allah’ın kitabında insanın ihtiyaç duyduğu her konuyu açıkladığını ve hem dünyada hem de ahirette rahat edebilmesi için insana çeşitli yollar gösterdiğini fark eder. Düşünen insanın, Kuran ayetlerinde dikkatini çekecek konulardan biri de, Allah’ın insan yaşamına ve sağlığına en uygun besinlere, çeşitli şekillerde işaret etmiş olmasıdır.

Kuran’da İsmi Geçen Meyveler

Kuran’da dikkat çekilen besinlerden biri, bugün pek çok hastalıkta önleyici ya da tedavi edici etkisi olduğu bilimsel olarak kesinleşen meyvelerdir. İnsan bedenine çok yönlü faydaları olan bu besin türü, aynı zamanda hoşa giden bir yiyecektir. Allah Kuran’da, yarattığı meyvelerin çeşitliliğine ve güzelliklerine dikkat çekerken, insanları bunların oluşumlarındaki mucizevi detayları düşünmeye de davet etmiştir:

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.

Enam Suresi, 99

Yeryüzünde yüzlerce ayrı türde, ayrı tatta, ayrı renkte ve kokudaki meyvenin oluşması için Allah, aynı toprağı ve suyu sebep kılmıştır. Ayette “birbiri üstüne bindirilmiş taneler” ifadesiyle anlatıldığı gibi bir tohumun, yıllarca bitip tükenmeden sürekli ürün vermesi, üzerinde düşünülmesi gereken konulardandır.

Meyvelerin oluşumu kadar, içerdikleri vitamin ve minerallerin bolluğu da insanları düşünmeye teşvik eder. Kapkara bir çamurun içerisinde yetişen ve toprakla ne koku, ne tat, ne de renk olarak en ufak bir benzerliği bulunmayan meyveler, topraktan sadece insanlar için gerekli olacak mineralleri özümseyip alırlar. Bu özellikleri sayesinde de, insan sağlığına büyük katkılarda bulunurlar. Ancak ne toprağın meyveye hangi özellikleri kazandıracağını bilmesi, ne de meyvenin bilinçli bir şekilde, toprağı bileşenlerine ayırıp kendisi için gerekli olan maddeleri belirlenen oranlarda alabilmesi mümkün değildir. Oysa bu sistem öylesine mükemmel bir düzen içerisinde işlemektedir ki, her meyve cinsi, sabit bir renk, tat ve koku, ayrıca sabit oranlarda mineral ve vitamin içerir. Örneğin bir karpuz hiçbir zaman kırmızı yerine mavi olmaz, tatlı yerine ekşi olmaz, ya da kendine has kokusu yerine toprak kokmaz.

İşte bu düzeni tüm evrenin tek hakimi ve tek İlahı olan Allah kurmuş ve insanların üzerinde düşünüp şükretmesi için gözler önüne sermiştir.

Kuran’da ismi geçen çok sayıda meyve çeşidi vardır. Bu meyvelerin büyük bir kısmı, inananlara cennette de sunulacak nimetlerdir. Bu bölümde Allah’ın faydalarına işaret ettiği meyvelerin bedene olan yararlarına kısaca değineceğiz.

Kirazın Sağladığı Faydalar

Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları)

Vakıa Suresi, 28

Kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizleyen bir meyvedir. Böbrekleri etkili bir biçimde çalıştırır, dolayısıyla vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarının dışarı atılmasını sağlar. Bu sayede romatizma, kireçlenme ve damar sertliği gibi hastalıklar da önlenmiş olur. Ayrıca kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin kum ve taş yapmasını önler, eğer böyle bir şey varsa da zamanla dökülmesini sağlar. Kirazın böbrek taşının yanında, safra taşını da düşürücü etkisi vardır. Bundan başka kandaki zararlı maddeleri dışarı atarak kanı temizler. Dolayısıyla kan kirlenmesi sonucu meydana gelen sivilce benzeri cilt bozukluklarını gidermiş olur. Böbrek, safra kesesi, cilt ve kana sağladığı faydaların yanında kiraz aynı zamanda karaciğer için de faydalıdır. Çeşitli hastalıklar sebebiyle ya da fazla ilaç alınmasından kaynaklanan zehirlenme sonucu şişen karaciğerin yükünü hafifletir ve iyileşmesine yardımcı olur. Kirazda bulunan şeker kana çok çabuk karışır. Bu da vücuda bol miktarda madensel tuzlar ve vitamin vererek, vücudun hastalıklara karşı dayanıklılığının artmasını sağlar. Ayrıca kirazın içinde bol miktarda fosfor bulunması da, sinirleri kuvvetlendirir. Kısaca özetlendiğinde bile çok sayıda yararı olduğu anlaşılan kiraz, Allah’ın kullarına sunduğu bir ikramdır. Milyonlarca yıldır hiç değişmeden, dünyanın her yerinde aynı tat, koku, görünüş ile varlığını sürdürmekte olan kiraz, aynı zamanda da insanlara sağlık sunan bir besindir.

Bir Cennet Meyvesi: Muz Kuran’da kiraz gibi cennet meyveleri arasında ismi geçen bir başka meyve de muzdur. Cennet tasvirlerinin yapıldığı ayetlerde, Allah bu meyvelerden şöyle bahsetmektedir:

Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları). Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları. Yayılıpuzanmış gölgeler. Durmaksızın akan su(lar). Ve (daha) birçok meyveler arasında. Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).

Vakıa Suresi, 28-33

Elbette cennetteki muz da diğer tüm nimetler gibi, dünyadakinden çok daha kusursuz, asla bozulmayan, çok daha lezzetli ve güzel kokulu ve hatta belki bizim hayal edemeyeceğimiz kadar mükemmel bir meyvedir. Ancak Allah dünyada da bu cennet nimetinin bir benzerini yaratmış ve müminleri bu meyveden faydalandırmıştır.

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

İbrahim Suresi, 34

Üzümün İnsan Hayatındaki Yeri

Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz.

Müminun Suresi, 19

Kuran ayetlerinde adı geçen bir başka meyve de nardır. Nar, bol miktarda potasyum, ayrıca fosfor, kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller ile A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri içerir. İçerdiği zengin potasyum, sodyum ile birlikte işleme girerek vücudun su dengesini ayarlar, kalp atışlarının normal seyrini sağlar. Vücuttaki potasyum–sodyum dengesini koruyarak, sinir sistemi ve kasların düzenli çalışmasına yardım eder. Yine potasyum sayesinde, vücutta ödem oluşmasını ve kan şekerinin düşmesini engeller. Terleme nedeniyle kapasitesini yitirmeye başlayan kasları canlandırır ve onların daha kolay hareket etmesini sağlar. Ayrıca narın kalbi kuvvetlendirici bir etkisi de vardır. Kuran’da Dikkat Çekilen Şifa Kaynağı Bitki: Zeytin Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir.

Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.

Nahl Suresi, 10-11

Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir besin değil, bunun yanında önemli bir sağlık kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. İçinde bulunan linoleik asit sayesinde çocuk emziren anneler için son derece faydalı bir besindir. Linoleik asitin eksikliği, bebekteki gelişimin yavaşlamasına ve birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca sağlık örgütleri, (Dünya Sağlık Örgütü / WHO) damar sertliği, şeker hastalığı oranlarının yüksek olduğu toplumlarda kullanılan yağların içindeki yağ asidinin en az %30’unun linoleik asit olmasını önermektedirler ki bu da zeytinin değerini büyük ölçüde artırmaktadır. Zeytinin faydaları sadece linoleik asitle sınırlı değildir. İçindeki klor sayesinde de karaciğerin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan kurtulmasını kolaylaştırır. Bunun yanında iskelet yapısı üzerinde çok olumlu katkısı vardır, dinçlik ve uzun ömür açısından tüketilmesi çok önemlidir. Ayrıca beyin atardamarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır. Zeytinin insana sağladığı bu faydaların yanında bir yönü daha vardır. Zeytinden elde edilen zeytinyağı da, önemli bir besin türüdür.

Zeytinyağı, diğer katı yağların aksine, kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır. Bu özelliği nedeniyle, tüm uzmanlar tarafından en çok tavsiye edilen yağ çeşidi olarak bilinir. Ayrıca ister sıcak, ister soğuk sindirilsin, zeytinyağı mide asitini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanısıra safra salgısını harekete geçirerek, safra bileşiminin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Zeytinyağının koroner damar hastalığının gelişmesini önleyici bazı özellikleri olduğu saptanmıştır. Zeytinyağının kanda dolaşan LDL adlı zararlı kolesterol düzeyini düşürdüğü, HDL adlı faydalı kolesterol düzeylerini ise yükselttiği saptanmıştır. İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişmesine, mineralleşmesine yardımcı olması bakımından oldukça önemlidir, kalsiyumu sabitleyerek kemikleri güçlendirir. Zeytinyağı, büyüme gösteren organizmalar için hayati önem taşır. Antioksidan elementler ve insan için büyük önem taşıyan linoleik asit gibi yağ asitleri içerir ki bunlar hormonlara destek olur ve biyolojik hücre zarı sentezine de yardımcı olurlar. Bu vitaminler aynı zamanda, hücre yenileyici özelliklere sahip olmalarından dolayı, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar.

Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır. Ancak sağlık alanındaki en önemli özelliği kalp ve damar hastalıkları üzerinde olumlu etkileridir. Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir.

Bununla birlikte, potasyum, sodyum, kalsiyum, demir, manganez ve bakır gibi vücut için gerekli olan minerallere sahiptir. Yine içerdiği potasyumun sodyum ile birlikte faaliyet göstermesi sonucunda kalp ritimlerini normalleştirir. Potasyum beyne oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeyi sağlar. Bununla beraber vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar. Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar. Hurmanın ilgi çekici bir özelliği de yetiştiği ortamın insanları için son derece faydalı özellikler taşımasıdır. İçerdiği protein ve şeker, hurmanın genel olarak yetiştiği çöl ortamı için en besleyici besin türleridir.

Anne Sütünün Faydalarına Yönelik İşaretler Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Bana’dır.

Lokman Suresi, 14

Ayette dikkat çekilen konulardan biri bebeğin iki yıl boyunca anne sütüyle beslenmesine ilişkindir. Bilindiği gibi anne sütü bebeğin tüm ihtiyacını karşılayacak özellikte bir besindir. Allah, insanı daha doğar doğmaz, koruma altına almış ve ona dünya üzerinde başka hiçbir besinden elde edemeyeceği kadar faydalı bir içecek sunmuştur.

Bu, bebek için son derece hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren, vücudu artık hayata uyum sağlamak zorundadır. Ve bu uyum için de ilk şart bedeninin kusursuz bir şekilde beslenerek güçlenmesi ve gelişmesidir.

Anne sütü, bileşimindeki maddeler sayesinde hem yeni doğan bebek için mükemmel bir besin kaynağı olmakta, hem de bebeğin ve annenin hastalıklara karşı direncini artırmaktadır. Doktorlar suni olarak üretilen mamaların ancak sütün yetersiz olduğu durumlarda kullanılması, çocuğun özellikle ilk aylarda kesinlikle anne sütüyle beslenmesi gerektiği konusunda birleşmektedirler. Çünkü bebek için, anne sütünün yerini tam olarak tutan, onunla aynı özelliklere sahip olan başka bir gıda yoktur.

Ayrıca son derece mucizevi şekilde her annenin sütü, bebeğin ihtiyacına göre üretilir. Örneğin erken doğum yapmış annelerin sütleri, normal gebelik süresini tamamlayan annelerinkine oranla çok daha farklı ve bebeğin o anki ihtiyaçlarına cevap verebilecek yoğunlukta ve niteliktedir.

Anne sütünün başka bir özelliği de, antibakteriyel olmasıdır. Oda sıcaklığında altı saat tutulan sütlerde bakteriler gelişerek sütü bozduğu halde, bu süre zarfında anne sütünde bakteri oluşmaz. Bebek tarafından sindirimi son derece kolay olan anne sütünün mükemmelliğine günümüzün ileri teknolojisinin ürettiği modern bebek mamalarının hiçbiri ulaşamamıştır.