Kuran ile Hayat Nasıl Yaşanır?: Allah'ın Nankörleri Sevmediğini Bilmek, Hiçbir Koşulda Nankör Bir Tavır İçerisine Girmemek
İçindekiler
- Giriş
- Yaşanılan Her Anın Kaderde Olduğunu Bilerek Güne Başlamak
- Gün Boyunca İmtihan Olduğumuzun Şuurunda Olmak
- Allah'ı En İçten Bir Saygıyla Tesbih Edip Yüceltmek
- Gün İçinde Her Konuda, Hiçbir Karşılık Beklemeksizin Sadece Allah'ın Rızasını ve Hoşnutluğunu Aramak
- Allah'ın Müminlerin Velisi ve Yardımcısı Olduğunu Unutmamak
- Allah'ın Aklımızdan Geçenleri, İçimizde Olanları Bildiğini Unutmamak
- Gün İçinde Dikkatin Hep Allah'ta Olması, Her Düşünce ve Fiilde Allah'a Yönelmek
- Allah'ı Çok Anmak, Zikretmek
- Bir Topluluk ile Karşı Karşıya Gelindiğinde Allah'ı Çok Zikretmek
- Allah'ı Zikretmenin En Büyük İbadet Olduğunu Bilmek
- Kalbimizin Yalnızca Allah'ın Zikriyle Tatmin Bulacağını Bilmek
- Her Durumda Tevekküllü Bir Ruh Hali ve Tavır İçinde Olmak
- İmanda Derin Bir Kavrayış Elde Etmeye Çalışmak
- Ölümü Tefekkür Etmek, Allah'a Döneceğimizi Unutmamak
- Ömrün Kısa Olduğunu Unutmamak
- Her Türlü Zorluktan Kurtaranın, Her Sıkıntıyı Açıp Giderenin Allah Olduğunu Unutmamak
- Gün İçinde Her Konuda Allah'ın Rızasının "En Çoğunu" Seçmek, İslam'a Hizmete, Fedakarlığa, Gerektiğinde Zor Olana Gönüllü Talip Olmak
- Allah'ın, Yapılacak Her Güzel Davranışın Karşılığını Kat Kat Artıracağını Bilerek Hareket Etmek
- Güzelliği, Zenginliği, İlmi, Bilgiyi ve Diğer Tüm Özellikleri Verenin Allah Olduğunu Unutmamak
- Müminleri, Allah Yolunda Mücadelede Gayretli Olmaları için Teşvik Edip Desteklemek
- Müminleri Allah'ın Rızası ile Müjdelemek, Şevklendirmek
- Allah'ın İyilik Yapanları Sevdiğini ve Onlara Kat Kat Fazlasıyla Karşılık Vereceğini Bilmek
- İyiliği Sadece Allah Rızası için Yapmak
- İyilik ve Takva Konusunda Yardımlaşmak
- Hayırlarda Yarışmak, Takvada Önder Olmak için Allah'a Dua Etmek
- Allah Rızası için Alınan Sorumluluklarda Liyakat Sahibi Olmak
- Allah'ın Tüm Evreni ve Dünyadaki Eğitimi Yaratmasının Amacının Sevgi Olduğunu İyi Kavramak, Allah'a ve Tecellilerine Karşı Sevgi Dolu Olmak
- Daima Barıştan Yana Bir Tutum İçinde Olmak
- Karşılaştığı Olaylar Karşısında Hüzne Kapılmamak, Sıkıntı İçinde Olmamak
- Allah'ın Nankörleri Sevmediğini Bilmek, Hiçbir Koşulda Nankör Bir Tavır İçerisine Girmemek
- Olaylar Karşısında Sinirlenmemek, Öfkeyi Yenmek
- Saldırgan ve Şüpheci Olmaktan Kaçınmak
- Sözün En Güzelini Seçerek Konuşmak
- Müşriklerin ve Münafıkların Bir Vasfı olan Kötü Söz Söylemekten, İncitici Keskin Bir Dil Kullanmaktan Sakınmak
- Daima Şefkatli ve Halim Bir Kişilikte Olmak
- Tek Başına da Olsa Güçlü Bir Şahsiyetle İslam'ı En Samimi Şekilde Savunup Yaşamak
- Allah Yolunda Cesur ve Kararlı Olmak
- Olaylar Karşısında Telaşlanmamak, Endişeye Kapılmamak
- İmanın Neşesi ve Mutluluğu İçinde Olmak
- Allah'ın, Dinine Yardım Edenlere Kesin Olarak Yardım Edeceğini Bilmek
- Görev Dağılımı Yapmak
- Her Durumda Vicdanının Sesine Göre Hareket Etmek
- Yapılan İşlerde İstişare Etmek
- Sahip Olduğumuz Nimetlerin Birer İmtihan Vesilesi Olduğunu Unutmamak
- Emanete İhanet Etmekten Sakınmak, Ahde Vefa Göstermek
- Her Durumda Adil Davranmak, Şahitlikte Bulunacağı Zaman Dürüst Olmak
- Ticarette Titiz Olmak, Haksız Kazanç Elde Etmekten Sakınmak
- Borçlu Zorluk İçindeyse Borcu Bağışlamak
- Borcu, Süresiyle Birlikte Yazmak
- Her Şeyi Yaratanın Allah Olduğunu Bilmek, Fiili Dua Niyetiyle Sebeplere Sarılmak
- Hiçbir Zaman için Kendini Yeterli Görmemek
- İlmi ve Bilgiyi Öğreten Allah'tır. Sahip Olduğu Bilgiyi Kendinden Sanıp Kibire, Şımarıklığa Kapılmamak
- Allah'ın Büyüklenenleri Sevmediğini Bilmek ve Hiçbir Koşulda Büyüklenmemek
- Her Yerde ve Her Koşulda Sağlam Müslüman Kişiliği ile Hareket Etmek
- Aceleci Olmamak
- Hakkı Söylemekten Çekinmemek
- Metanetli ve Dayanıklı Olmak
- İbadetleri Aşkla ve Şevkle Yerine Getirmek. Müminde Yorgunluk, Bıkkınlık, Üşengeçlik Olmaz
- Allah için Yaşamada, İslam'a Hizmette Samimi Olmak; Geri Kalmak için Bahaneler Öne Sürmemek
- Müminlerin Arasını Bulup Düzeltmek, Onları Barıştırmak
- Allah'ın Tüm Konuşmalarımızı İşittiğini Bilmek, Fısıldaşmamak
- Bilgi Sahibi Olmadığımız Bir Konu Hakkında Konuşmamak, Suizandan, Dedikodu ve İftiradan Kaçınmak
- Tartışmacı Olmaktan Sakınmak ve Müminlerle Çekişmeye Girmemek
- Boş İşlerle Oyalanmamak, Boş Konuşmalardan Yüz Çevirmek
- Boş Vaatten Kaçınmak, Yapmayacağı Şeyleri Söylememek
- Boş Kaldığında Başka Bir İşe Yönelmek
- Şükrederek Çalışmak
- ‘Yapmadığı Şeylerle Övünmek' gibi Samimiyetsiz Tavırlardan Kaçınmak
- Nefsini Bencilik, Kıskançlık gibi Kötü Özelliklerden Arındırmak
- Birlik Olmak, Ayrılığa Düşüp Dağılmamak
- İnsanların Çoğunluğuna Uymamak
- Küfre, Hainlere ve Münafıklara Destek Olmaktan Sakınmak
- İnsanlardan Korkmamak
- Güç ve İmkanlarına Değil Yalnızca Allah'a Güvenmek
- Kınanmaktan Korkmamak
- Cimrilik Etmemek
- Malı ve Parayı Biriktirmeyip Allah Yolunda Harcamak
- Nefsi Savunarak Temize Çıkarmaya Çalışmak Yerine Kuran'a Göre Temizleyip Arındırmak Gerekir
- Kolaylaştırıcı ve Yardımsever Olmak
- Yalan Söz Söylemekten Kaçınmak
- Aklını Kullanarak Yaşamak
- Olayları Duygusal Değil Akılcı Değerlendirmek
- Küfrüveli Edinmemek
- Küfre İtaat Etmemek
- Hiçbir Konuda Ümitsizliğe Kapılmamak, Her Durumda Ümitvar Olmak
- Allah'ın Samimi Kullarına Yardım Edeceğini Unutmamak
- Allah'ın Sabredenlerle Beraber Olduğunu, Sabredenleri Sevdiğini Unutmamak
- Karşılaşılan Musibetlerde, Zorda, Hastalıkta Her Şartta Güzel Bir Sabır Göstermek
- Küfre Eğilim Göstermemek
- Allah'ın Sınırlarını Titizlikle Korumak, Haramlara Riayet Etmek
- Gün İçinde Allah'a Yaklaştıracak Vesileler Aramak
- Allah'tan Gereği gibi Korkup Sakınmak
- Sebeplere Güç Atfetmeden Tüm Nimetlerin Doğrudan Allah'tan Olduğunu Bilmek
- Namazları Titizlik Göstererek Korumak ve Huşu İçinde Dosdoğru Kılmak
- Kuran Okumak
- Kuran Okuduğunda Şeytandan Allah'a Sığınmak
- Kuran Okunduğu Zaman Hemen Susup Dinlemek
- Allah'ın Ayetlerine Karşı Duyarlı ve Boyun Eğici Olmak, Gözardı Etmemek
- Kuran Ayetleri Üzerinde Düşünmek ve Kuran'dan Öğüt Almak
- Hiçbir Şeyle Allah'a Şirk Koşmamak
- Affedici Olmak
- Sadece Allah'ı ve İman Edenleri Sırdaş, Dost ve Veli Edinmek
- İnkarcıların Hayatına Özenmemek, Dünya Hayatının Aldatıcılığına Kapılmamak
- Üstün Olanın Her Zaman İman Edenler Olduğunun Bilincinde Olmak
- İyiliği Emredip Kötülükten Sakındırmak
- İnsanlara İyiliği Emrederken Kendimizi Unutmamak
- Dikbaşlı, İsyankar Bir Tutumdan Sakınmak
- Namaz Kılınan Mekanları, Mescidleri Onarmak
- Temizliğe Önem Vermek; Evi, Mescidleri, Giysileri Temiz Tutmak
- Mescidlere Giderken Şık Olmak
- Yiyeceklerin Temiz ve Güzel Olanını Tercih Etmek
- Allah'ın İsminin Anıldığı Yiyeceklerden Yemek
- Rızkı Verenin Allah Olduğunu Bilmek, Rızkı Allah'tan İstemek
- Müminlerin Velayetinin Üzerimizde Bir Sorumluluk Olduğunu Bilmek
- Elinden Çıkana Üzüntü Duymamak, Verilen Nimetlerle Şımarmamak
- Yapılan İyiliği Başa Kakmamak
- Mescidlerde, Toplantılarda Müminlere Yer Açmak
- Uyku Konusunda Vicdanlı Davranmak, İhtiyacı Kadar Uyumak
- Allah'a, Hükümlerine ve Elçilerine Gönülden İtaat Etmek
- Dikkatimizin Daima Açık Olması
- Kargaşa Çıkaran Üslup ve Tavırdan Kaçınmak, Bozgunculuk Yapmamak
- Mümin Kimseyi Kovmamak
- Allah'a, Kuran'a, Müslümanlara Sadakat Göstermek
- Gösterilen Güzel Ahlakta, Yapılan Hayırlı Hizmetlerde İstikrarlı Olmak
- Kuran'da Bildirilen Bir İbadet Olarak Korunma Tedbirleri Almak
- Kötülüğü En Güzel Şekilde Uzaklaştırmak
- Tutum ve Davranışlarında En Üstün Ahlakı Hedeflemek
- Hoş Olmayan Lakaplar Takmamak
- Din Konusunda Aklıbaşında Ciddi Bir Tavır İçinde Olmak, Dinin Oyun ve Eğlence Konusu Olamayacağının Şuurunda Olmak
- Kaş Göz Hareketleriyle Alaycı Bir Tavır Sergilememek
- Yetimlere Güzel Davranmak, Onların Haklarına Titizlik Göstermek
- Yetime İkram Etmek, Yoksulu Doyurmak için İnsanları Teşvik Etmek
- İsteyip Dilenene Çıkışmamak
- İnfakta, İnsanlara Gösterişten ve Minnet Etmekten Sakınmak
- Malını Gece Gündüz, Gizli Açık, Darlıkta ve Bollukta İnfak Etmek
- Kendisinin Sevdiği Güzel ve İyi olan Şeylerden İnfak Etmek, Beğenmediği Kötü Bir Şeyi Başkasına Vermeye Kalkışmamak
- Allah'ın İnfakın Karşılığını Kat Kat Artıracağını ve Büyük Bir Bereket Vereceğini Bilmek
- Allah'a İsimleriyle Dua Etmek
- Allah'a Yalvara Yalvara için için Dua Etmek
- Hikmeti Verenin Allah Olduğunu Unutmamak ve Hikmet Vermesi için Allah'a Dua Etmek
- Dini Tebliğ Ederek İnsanları Allah'a, İslam'a Davet Etmek
- Yarar Sağlayacaksa Öğüt Verip Tebliğ Yapmak
- Dini Tebliğden Ücret Talep Etmemek
- Dini Konularda Kimseyi Zorlamamak, Baskı Yapmamak
- İffetini Korumak
- Evlere Girerken Selam Vermek
- Evlere İzin Almadan ve Ev Halkına Selam Vermeden Girmemek
- Selam Verildiğinde Aynısıyla veya Daha Güzeliyle Karşılık Vermek
- Evlere Kapılarından Girmek
- Misafirperver Olmak, Misafire Sormadan Gecikmeksizin Güzel İkramlarda Bulunmak
- İnsanlara Karşı Büyüklenmemek, Yürüyüşünde, Tavrında Üslubunda Daima Alçakgönüllü-tevazulu Bir Tutum İçinde Olmak
- Bağırarak Konuşmamak
- Güzellikler Karşısında "Maşaallah" Diyerek Allah'ı Yüceltmek
- Gelecekte Yapılacak Her Şey için "İnşaallah" Diyerek Allah'ı Yüceltmek ve Ancak Allah Dilerse Yapabileceğini Hatırlamak
- Geleceğe Yönelik Bir Konuda "İnşaallah" Demeyi Unuttuğunda Allah'ı Zikretmek
- Allah'ın İşaret Ettiği ve Araştırmamızı, Düşünmemizi İstediği Konulara Yönelmek
- İslam'a, Kuran'a Hizmette Hiçbir Kuşkuya Kapılmadan Ciddi Çaba Harcamak
- Allah Yolunda Mücadele için Hazırlık Yapmak
- Allah Yolunda Gerektiği gibi ve Kur'an'la Mücadele Vermek
- Allah Yolunda Mücadelede Asla İsteksiz, Şevksiz Bir Tutum İçine Girmemek
- İslam Ahlakını Yaşamada Ağır Davranmamak, Gevşeklik Göstermemek
- Yeryüzünde Fitne Kalmayıncaya ve Din İslam Oluncaya Kadar Mücadele Etmek
- Allah Yolunda Mücadele Eden Müminlere Allah'ın Yardım Edeceğini Unutmamak
- Gerektiğinde Allah için Hicret Etmek, Hicret Edenleri Barındırmak
- Günah İşlemekten Titizlikle Sakınmak
- İsraf Etmemek
- Vesveseye Kapılmamak, Vesvese Geldiğinde Şeytandan Allah'a Sığınmak
- Tavır ve Düşüncelerinde Şeytanın Etkisine Girmekten Sakınmak
- Şeytanın Hilesinin Zayıf Olduğunu, Samimi İman Edenler Üzerinde Bir Etkisinin Olmayacağını Bilmek
- Allah'ın Nimetlerini Sürekli Anmak, Anlatmak ve Allah'a Şükretmek
- Allah'tan Bağışlanma ve Af Dilemek ve Tövbe Etmek
- Seher Vaktinde Bağışlanma Dilemek
- Diğer Müslümanlar için Dua Ederek Bağışlanmalarını Dilemek
- Allah'a Umut Taşıyarak ve Korkarak Dua Etmek
- Allah Yolunda Seyahat Etmek
- Asıl Yurdumuzun Ahiret Olduğunu Hiç Unutmadan Hazırlık Yapmak
- Yalnızca Allah'a Kulluk Etmek

Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.
Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur-gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür. Kara tarafında sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden veya üzerinize taş yığınları yüklü bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Sonra kendinize bir vekil bulamazsınız. Veya sizi bir kere daha ona (denize) gönderip üzerinize kırıp geçiren bir fırtına salarak nankörlük etmeniz nedeniyle sizi batırmasına karşı emin misiniz? Sonra onun öcünü Bize karşı alacak (kimseyi de) bulamazsınız.
Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.
Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler.
Öyleyse (yalnızca) Beni anın Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin.
Sen onlar için ister bağışlanma dile istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu gerçekten onların Allah'a ve elçisine (karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez.
Andolsun Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip-alsak kuşkusuz o (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.
Böylece Biz seni kendisinden önce nice ümmetler gelip-geçmiş olan bir ümmete (elçi olarak) gönderdik; sana vahyettiklerimizi onlara okuyasın diye. Oysa onlar Rahman'a nankörlük ediyorlar. De ki:
"O benim Rabbimdir O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve son dönüş O'nadır."
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki insan pek zalimdir pek nankördür.
Rabbiniz şöyle buyurmuştu:
"Andolsun eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun eğer nankörlük ederseniz şüphesiz benim azabım pek şiddetlidir."
Allah bir şehri örnek verdi:
(Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız. Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Rablerine şirk koşar; Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın ilerde bileceksiniz.
Çünkü saçıp-savuranlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür.
Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki:
"Ben (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim." Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır O'na şükredecek miyim yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse artık o kendisi için şükretmiştir kim nankörlük ederse gerçekten benim Rabbim Gani (hiçbir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır Kerim olandır."
Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar. Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp-metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
Görmediler mi ki çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma edilirken Biz Harem (Mekke'y)i güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar batıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
Andolsun Biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler mutlaka ardından nankörlük ederler.
Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak Allah'a yalvarıp yakarırlar (dua ederler). Böylece onları karaya çıkarıp-kurtarınca artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar nankör olandan başkası inkar etmez.
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık. Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?
İnkar edenlere gelince onlar için de cehennem ateşi vardır. Onlar için ne karar verilir ki böylece ölüversinler ne de kendilerine onun azabından (bir şey) hafifletilir. İşte Biz her nankör olanı böyle cezalandırırız.
Şayet onlar sırt çevirecek olurlarsa artık Biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımız zaman ona sevinir. Eğer onlara kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse bu durumda insan bir nankör kesiliverir.
(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp-yakıştırdılar. Doğrusu insan açıkça bir nankördür.
Siz ikiniz (ey melekler) her inatçı nankörü atın cehennemin içine.
Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da nankör.
Öyleyse Rabbinin hükmüne sabır göster. Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme.
Kahrolası insan ne kadar nankördür.
Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar. Tersine o nankörler yalanlıyorlar.
Gerçekten insan Rabbine karşı nankördür. Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.