Hümeze
Meal: Ali Bulaç
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline; 104:1
ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır. 104:2
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor. 104:3
كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
Hayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır. 104:4
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
"Hutame"nin ne olduğunu sana bildiren nedir? 104:5
نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. 104:6
ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar. 104:7
إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
O, onların üzerine kilitlenecektir; 104:8
فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
(Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır). 104:9