“Gün” kelimesi Kuran’da 365 kez, “ay” kelimesi 12 kez geçer. “Dünya” ile “ahiret”, “melek” ile “şeytan” gibi birbiriyle bağlantılı kelimeler ise aynı sayıda tekrarlanır.
çiftler arasında geçiş yapın
365: “gün” (yevm) — tekil
12: “ay” (şehr)
115 = 115: “dünya” ve “ahiret”
Kuran'ın şimdiye dek incelediğimiz mucizevi özelliklerinin yanı sıra bir de "matematiksel mucize"leri vardır. Bu mucizeye bir örnek, Kuran'daki bazı kelime tekrarlarının verdiği ortak sayıdır. Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar. Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir.
"Yedi gök" tabiri 7 kere geçer. "Göklerin yaratılışı (halku semavat)" ifadesi de 7 kere tekrarlanır.
YEDİ GÖK
seb'a semavat
7 kere
GÖKLERİN YARATILIŞI
halku's semavat
7 kere
"Gün (yevm)" tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani "günler (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 defa tekrarlanır. "Ay" kelimesinin tekrar sayısı ise 12'dir.
GÜN
yevm
365 kere
GÜNLER
eyyam, yevmeyn
30 kere
AY
şehr
12 kere
"Bitki" ve "ağaç" kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 26
BİTKİ
26 kere
AĞAÇ
26 kere
"Ceza (karşılık)" kelimesi 117 kere yer alırken, Kuran'ın temel ahlak özelliklerinden olan "mağfiret (bağışlama)" ifadesi, bu sayının tam 2 katı kadar yani 234 kere tekrarlanır.
CEZA
117 kere
AFFETMEK
2x117=234 kere
"De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332'dir."Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı elde ederiz.
DE
332 kere
DEDİLER
332 kere
"Dünya" kelimesi ve "ahiret" kelimesinin tekrarlanış sayıları da aynıdır: 115
DÜNYA
115 kere
AHİRET
115 kere
"Şeytan" kelimesi Kuran'da 88 kere geçer. "Melek" kelimesinin tekrar sayısı da 88'dir.
ŞEYTAN
88 kere
MELEK
88 kere
"İman" (tamlama almadan) ve "küfür" kelimeleri Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır.
İMAN
25 kere
KÜFÜR
25 kere
"Cennet" kelimesi ve "cehennem" kelimesi de aynı sayıda tekrarlanır: 77
CENNET
77 kere
CEHENNEM
77 kere
"Zekat" kelimesi Kuran'da 32 kere tekrarlanırken, "bereket" kelimesinin tekrarlanış sayısı da 32'dir.
ZEKAT
32 kere
BEREKET
32 kere
"İyiler (ebrar)" 6 kere tekrarlanırken, "kötüler (fuccar)" kelimesi ise tam yarısı kadar yani 3 kere geçer.
İYİLER
ebrar
6 kere
KÖTÜLER
fuccar
3 kere
"Yaz-sıcak" kelimeleri ile "kış-soğuk" kelimelerinin geçiş sayıları da aynıdır: 5
YAZ-SICAK
1 + 4 = 5 kere
KIŞ-SOĞUK
1 + 4 = 5 kere
"Şarap (hımr)" ve "sarhoşluk (sekere)" kelimeleri de Kuran'da aynı sayıda tekrarlanır: 6
ŞARAP
hımr
6 kere
SARHOŞLUK
sekere
6 kere
"Akletmek" ve "nur" sayılarının tekrar sayısı da aynıdır: 49
AKLETMEK
49 kere
NUR
49 kere
"Dil" ve "vaaz" kelimeleri eşit sayıda -25 kere- tekrar edilir:
DİL
25 kere
VAAZ
25 kere
"Yarar" kelimesi 50, "bozma" kelimesi de 50 kere tekrarlanır.
YARAR
50 kere
BOZMA
50 kere
"Ecir" ve "fail" kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 107
ECİR
107 kere
FAİL
107 kere
"Sevgi" ve "itaat" kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır: 83
SEVGİ
83 kere
İTAAT
83 kere
Kuran'da "dönüş" ve "sonsuz" kelimeleri eşit sayıda yer almaktadır: 28
DÖNÜŞ
28 kere
SONSUZ
28 kere
"Musibet" kelimesi ve "şükür" kelimesi, Kuran'da aynı sayıda geçmektedir: 75 kere
MUSİBET
75 kere
ŞÜKÜR
75 kere
"Güneş (şems)" ve "ışık (nur)" kelimeleri Kuran'da 33'er kez geçmektedir.
GÜNEŞ
şems
33 kere
IŞIK
nur
33 kere
Sayımda "nur" kelimesinin sadece yalın halleri dikkate alınmıştır.
"Doğru yola ileten (Elhuda)" ve "rahmet" kelimelerinin tekrar sayısı eşittir: 79
DOĞRU YOLA İLETEN
79 kere
RAHMET
79 kere
Kuran'da "sıkıntı" kelimesi 13 kere yer alırken, "huzur" kelimesi de 13 kere tekrarlanmaktadır.
SIKINTI
13 kere
HUZUR
13 kere
"Kadın" ve "erkek" kelimelerinin tekrar sayısı da aynıdır: 23 Kadın-erkek kelimelerinin Kuran'da tekrar sayısı olan 23, aynı zamanda insan embriyosunun oluşumunda yumurta ve spermden gelen kromozom sayısıdır. İnsanın kromozom sayısı da anne ve babadan gelen 23'er kromozomun toplamı olarak 46'dır.
KADIN
23 kere
ERKEK
23 kere
"Hıyanet" kelimesi 16 kere geçerken, "habis" kelimesinin tekrar sayısı da 16'dır.
HIYANET
16 kere
HABİS
16 kere
«Onlar hala Kuran'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı.»
"İnsan" kelimesi Kuran'da 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:
İNSAN
65 kere
TOPLAM
65 kere
Salavat kelimesi bütün Kuran'da 5 kere geçer ve Allah insanlara günde beş defa namaz kılmalarını bildirmiştir.
"Kara" kelimesi Kuran'da 13 kere geçerken, "deniz" kelimesi 32 kere geçmektedir. Bu sayıların toplamı bize 45 sayısını verir. Eğer karaların Kuran'da bahsediliş sayısı olan 13'ü 45'e bölersek, %28,888888888889 sayısını buluruz. Denizlerin Kuran'da bahsediliş sayısı olan 32'yi 45'e böldüğümüz zaman ise, %71,111111111111 sayısını buluruz. Bu oranlar ise, gezegenimizdeki su ve kara parçalarının gerçek oranıdır.327
KARA
13 kere
13/45 = 28,888888888889
DENİZ
32 kere
32/45 = 71,111111111111
TOPLAM
45 kere
%100
Kuran’da 19 mucizesi
Müddessir Suresi’nde “Onun üzerinde on dokuz vardır” buyrulur. Besmele’nin 19 harfinden 114 (19 × 6) sureye, Paskal üçgenine kadar 19 sayısı Kuran’ın yapısına bir şifre gibi yerleştirilmiştir.
Besmele · Paskal · Bilgiler modları
19: Besmele’deki harf sayısı
114 = 19 × 6: Kuran’daki sure sayısı
57 = 19 × 3: Paskal üçgenindeki ilk 19 sayının toplamı
«Kuran'ın matematiksel mucizelerinin bir başka yönü ise 19 sayısının, ayetlerin içine şifresel bir biçimde yerleştirilmiş olmasıdır. Kuran'da "Onun üzerinde ondokuz vardır." ) ayeti ile dikkat çekilen bu sayı, Kuran'ın birçok yerinde şifrelenmiştir. Bunun örneklerinden bir kısmını şöyle sayabiliriz:»
Kuran'ın ilk vahyedilen ayetleri 96. surenin ilk 5 ayetidir ve bu ayetlerin toplam kelime sayısı 19'dur.
Görüldüğü gibi ilk 5 ayet toplam 19 kelimeden oluşmaktadır.
Arada geçen "
Son vahyedilen sure olan Nasr, toplam 19 kelimeden oluşur.
Ayrıca Nasr Suresi'nin Allah'ın yardımından söz eden ilk ayeti de 19 harftir.
Kuran'da 114 (19 x 6) besmele bulunur. Bu sayı da 19'un 6 katıdır.
Kuran'da 113 sure besmele ile başlar. Başında besmele bulunmayan tek sure, 9 numaralı Tevbe Suresi'dir. Kuran'da sadece Neml Suresi'nde iki besmele bulunmaktadır. Bu besmelelerden biri surenin başında diğeri ise 30. ayette yer alır. Besmele ile başlamayan Tevbe Suresi'nden itibaren saymaya başlanıldığında Neml Suresi'nin 19. sırada yer aldığı görülecektir.
Tevbe Suresi'nden 19 sure sonra gelen 27 numaralı Neml Suresi'nin hem başında, hem de 30. ayetinde besmele vardır. Böylece 27. surede iki besmele bulunur. Besmeleleri 114'e tamamlayan 27. surenin 30. ayetidir. Ayrıca sure ve ayet numaralarını yani 27 ve 30'u topladığımızda 57 (19 x 3) sayısını buluruz. Tevbe Suresi'nden (9) Neml Suresi'ne (27) kadar olan sure numaralarının toplamı;
(9+10+11+12+13+14+15+16+17+18+19+20+21+22+23+24+25+26+27=) 342'dir. Bu da 19'un 18 katıdır.
Numarası 19 ve 19'un katı olan ayetlerde geçen Allah isminin toplam sayısı 133 (19 x 7)'tür.
Bir anlamına gelen "vahid" (i harfi okunurken ekleniyor) kelimesinin ebced değeri 19'dur. Kuran'da bu kelime, bir çeşit yemek, bir kapı vs. gibi farklı kelimeler için kullanılmıştır. "Bir Allah" olarak kullanımı ise 19 keredir.
19 kere vahd kelimesinin geçtiği ayetlerin sure ve ayet numaralarının toplamı: 361 (19 x 19)'dir.
"Yalnızca Allah'a ibadet edin" ifadesinin Arapçası "Vahdahu" 7:70, 39:45, 40:12, 40:84 ve 60:4 numaralı ayetlerde geçer. Bu sayılar tekrarsız olarak toplandığında 361 (19 x 19) sayısını elde ederiz.
Başlangıç harflerinin bulunduğu ilk sure ile başlangıç harflerinin bulunduğu son sure arasında, başlangıç harflerinin bulunmadığı 38 (19 x 2) sure vardır.
"Rahman" kelimesi ise Kuran'da 57 (19 x 3) defa geçmektedir.
Kuran'da bahsi geçen 30 farklı rakam vardır.
Kuran'da geçen tüm bu sayıları (tekrarlar dikkate alınmadan) topladığımızda çıkan sayı 162.146'dır. Bu da 19'un 8.534 katıdır:
1+2+3+4+5+6+7+8+9+10+11+12+19+20+30+40+50+60+70+80+99+100+200+300+1.000+2.000+3.000+5.000+50.000+100.000=162.146 (19 x 8.534)
Bu 30 farklı sayıya ek olarak Kuran'da 8 tane kesirli sayıdan bahsedilir. Bunlar 1/10, 1/8, 1/6, 1/5, 1/4, 1/3, 1/2, 2/3'tür. Böylece Kuran 38 (19 x 2) farklı sayı içerir.
Kuran'ın en başından itibaren 19 ayete sahip ilk suresi İnfitar Suresi'dir. Bu surenin diğer bir özelliği son kelimesinin Allah olmasıdır. Bu aynı zamanda Rabbimiz'in "Allah" olarak zikredilen, Kuran'daki sondan 19. ismidir.
Kaf harfi ile başlayan 50. surede 57 (19 x 3) adet Kaf harfi vardır. Başında Kaf harfi bulunan 42. surede yine 57 (19x3) adet Kaf harfi bulunur. 50. surenin 45 ayeti vardır. Bunları toplarsak sonuç 95 (19 x 5)'tir. 42. surenin 53 ayeti vardır. Bunları toplarsak 42+53 yine 95 (19 x 5)'tir.
Kaf Suresi'nin ilk ayetinde Kuran için kullanılan Mecid kelimesinin ebced değeri 57 (19 x 3)'dir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi sure içindeki Kaf harflerinin toplamı da 57'dir.
Kaf Suresi'ndeki Kaf harflerinin geçtiği ayetlerin numarasını topladığımızda 19'un 42 katı olan 798 sayısını elde ederiz. 42 sayısı ise başlangıç harfleri arasında Kaf olan diğer bir surenin numarasıdır.
Nun harfi sadece 68. surenin başında bulunur. Bu suredeki Nun harflerinin toplam sayısı 133 (19 x 7)'tür.
Sure numaraları 19'un katı olan surelerin ayet sayılarını (besmele dahil) topladığımızda:
Ya, Sin harfleri Yasin Suresi'nin başında bulunmaktadırlar. Sin harfi Yasin Suresi'nde 48 defa geçmekte iken Ya harfi 237 defa geçmektedir. Bu iki harfin toplamı 285 (19 x 15)'tir.
Yalnızca tek bir sure -7. sure- "Elif, Lam, Mim, Sad" başlangıç harfleriyle başlamaktadır. Elif harfi bu surede 2.529 defa, Lam harfi 1.530 defa, Mim harfi 1.164 defa ve Sad harfi 97 defa geçmektedir. Bu şekilde 4 harfin bu surede toplam olarak geçtiği yer 2.529 + 1.530 + 1.164 + 97 = 5.320 (19 x 280)'dir.
Elif, Lam, Mim harfleri Arapçada en sık kullanılan harflerdir. Bu harfler birarada 6 surenin -2, 3, 29, 30, 31 ve 32- başında yer almaktadırlar ve bu 3 harf, 6 surenin her birinde toplam 19'un katı olarak geçmektedir. Sırasıyla [9.899 (19 x 521), 5.662 (19x298), 1.672 (19 x 88), 1.254 (19 x 66), 817 (19 x 43)]. Bu üç harfin 6 surede toplam olarak geçtiği yer 19.874 (19 x 1.046)'tür.
Elif, Lam, Ra başlangıç harfleri 10, 11, 12, 14 ve 15. surelerde bulunmaktadır. Bu harflerin bu surelerde toplam olarak geçtiği yer 2.489 (19 x 131), 2.489 (19x131), 2.375 (19 x 125), 1.197 (19 x 63) ve 912 (19 x 48)'dir.
Elif, Lam, Mim, Ra başlangıç harflerinin toplam olarak geçme sıklığı 1.482 (19 x 78)'dir. Elif harfi 605 defa, Lam harfi 480 defa, Mim harfi 260 defa ve Ra harfi 137 defa geçmektedir.
Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad başlangıç harfleri tek bir surede -19. sure- geçmektedir. Kaf harfi bu surede 137 defa, Ha harfi 175 defa, Ya harfi 343 defa, Ayn harfi 117 defa ve Sad harfi 26 defa geçmektedir. 5 harfin toplam olarak geçtiği yerlerin sayısı 137 + 175 + 343 + 117 + 26 = 798 (19 x 42)
Bu konudaki diğer tespitler ise şöyledir:
Tüm Kuran'da; - Etiu (itaat ediniz) kelimesi 19 kere, - Abd (kul), abid (kulluk eden kişi) ve ibadet kelimeleri ise toplam 152 (8 x 19) kere geçmektedir. Aşağıda örnek olarak verilen Allah'ın isimlerinden bazılarının sayısal ebced değeri de 19'un katlarıdır. - Vahid (Tek) 19 (19 x 1) - Cami (Toplayan) 114 (19 x 6)
Olağanüstü bir sayı: 19
Ondokuz, 9 ve 10 sayılarının ilk kuvvetlerinin toplamıdır. 9 ve 10 sayılarının ikinci kuvvetleri arasındaki fark da 19 sayısını verir.
Ondokuz, 9 ve 10 sayılarının ilk kuvvetlerinin toplamıdır. 9 ve 10 sayılarının ikinci kuvvetleri arasındaki fark da 19 sayısını verir.
Güneş, Ay ve Dünya her 19 yılda bir aynı göreceli pozisyonda sıralanırlar.330
Halley kuyruklu yıldızı her 76 (19 x 4) yılda bir Güneş Sistemi'nin içinden geçer.331
19 sayısının Paskal üçgenindeki yeri
Sonuç: İlk 19 rakamın toplamı 19'un katıdır. İlk 19 sayının toplamı 19'un katıdır.
Kuran ayetlerinin indiriliş sırasına göre, 19 şifresinin Paskal üçgeni ile bağlantısı
İlk vahiy olan 96. sure sondan 19. suredir. 19 ayetten oluşur ve bu surede toplam 285 (19 x 15) harf vardır. Vahyin ilk 5 ayetinde ise 76 (19 x 4) kelime bulunmaktadır.
İkinci olarak vahyedilen 68. surede vahyolunan ilk ayetler 38 (19 x 2) kelimeden oluşmaktadır.
Üçüncü vahiy olan 73. sure, 57 (19 x 3) kelimeden oluşmaktadır.
«O (Kuran), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dir. Gerçekten onun haberini bir zaman sonra ö¤reneceksiniz.»
Bu bölüme kadar Kuran'ın, bilimsel ve tarihsel açılardan mucizevi özelliklerine değindik. Tüm bunların yanı sıra, Kuran aynı zamanda edebi yönden de hayranlık uyandırıcı, benzersiz bir üsluba sahiptir.
Bu bölüme kadar Kuran'ın, bilimsel ve tarihsel açılardan mucizevi özelliklerine değindik. Tüm bunların yanı sıra, Kuran aynı zamanda edebi yönden de hayranlık uyandırıcı, benzersiz bir üsluba sahiptir.
Öncelikle belirtilmesi gereken Kuran'ın her çağdan, her türlü insan grubuna hitap eden bir anlatıma sahip olmasıdır. Okuyan kişinin bilgi ve kültür seviyesi ne olursa olsun Kuran herkesin anlayabileceği gibi açık, anlaşılır bir dile sahiptir. Bir ayette Allah Kuran hakkında şöyle bildirir:
«Andolsun Biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık...»
Kuran'da bu kadar kolay anlaşılır bir üslup olmasına rağmen, hiçbir yönden Kuran'ın taklidi mümkün olmamıştır. Allah'ın Kuran'ın benzersizliğine dikkat çektiği ayetlerden bir kısmı şöyledir:
«Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.»
«Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.»
Kuran'ın mucize kelimesi ile nitelendirilmesinin sebeplerinden biri, yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi insan çabası ile bir benzerinin yazılamamasından kaynaklanır. İşte bu imkansızlık ne kadar büyük olursa, mucize de o denli büyüktür. Dolayısıyla Kuran'ın üslubunun yüzyıllardır milyarlarca insan arasından, tek bir kişi tarafından bile taklit edilemez oluşu, mucizevi yönünün ispatlarından biridir. F. F. Arbuthnot, The Construction of the Bible and the Koran (İncil ve Kuran'ın Yapısı) adlı kitabında, Kuran hakkında şu yorumda bulunmuştur:
Edebi bakış açısıyla değerlendirildiğinde, Kuran yarı şiirsel yarı düz yazı olarak yazılmış en saf Arapçaya örnektir. Dilbilimcilerin bazı durumlarda Kuran'da kullanılan belirli kalıp ve ifadelerle uyuşacak kurallar kullandıkları ve Kuran'a eş bir çalışma üretmek için birçok denemede bulunmalarına rağmen, henüz hiçbirinin bu konuda başarılı olmadıkları bildirilmiştir.332
Kuran'ın anlatımında kullanılan kelimeler hem anlam bakımından, hem de üslubun akıcılığı ve etkisi bakımından son derece özeldir. Ancak Kuran'ın Allah'ın emir ve yasaklarını bildirdiği kutsal bir kitap olduğuna iman etmek istemeyenler, çeşitli bahaneler öne sürerek inkara yönelmişlerdir. Allah iman etmeyenlerin Kuran hakkındaki nitelemelerine karşı aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirir:
«Biz ona (peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kuran'dır. (Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).»
Prof. Adel M. A. Abbas'ın Science Miracles (Bilimsel Mucizeler) adlı kitabı
Kuran'ı taklit edilemez yapan unsurlardan bir diğeri de, Kuran'ın edebi yapısından kaynaklanır. Kuran Arapça olmasına rağmen, Arap edebiyatında kullanılan kalıplardan hiçbiriyle benzerlik taşımaz.
Kuran'daki kafiye sistemine "seci" denilir ve dilbilimciler Kuran'daki bu kafiye kullanımını da mucize olarak ifade etmektedirler. Ünlü İngiliz bilim adamı Prof. Adel M. A. Abbas, Kuran'ın dilbilim açısından bir mucize olduğunu ispatlamak üzere hazırladığı Science Miracles (Bilimsel Mucizeler) adlı kitabında, Kuran'da kullanılan harfleri, kafiye sistemini grafik ve şemalar aracılığıyla kapsamlı olarak incelemiştir. Bu kitapta Kuran'daki kafiye sistemi ile ilgili oldukça dikkat çekici tespitlerde bulunmuştur.
Bilindiği, gibi Kuran'da, 29 sure 1 ya da 1'den fazla sembolik harfle başlar. "Mukatta harfleri" olarak bilinen bu harfler, aynı zamanda başlangıç harfleri olarak da adlandırılırlar. Arapçadaki 29 harften 14 tanesi, mukatta harflerini oluşturur: Ayn, Sin, Kaf, Nun, Ra, Ya, Ta, Ha, Elif, Lam, Mim, He, Sad, Kef.
Bu harflerden "Nun" harfinin Ka lem Suresi'ndeki kullanımına bakıldığında, ayetlerin %88.8'inde "Nun" harfi ile kafiye olduğu görülür. Şuara Suresi'nin %84.6'sı, Neml Suresi'nin %90.32'si, Kasas Suresi'nin %92.05'i "Nun" harfi ile kafiyelenmiştir.
Kuran'ın tamamı göz önünde bulundurulduğunda ise, %50,08'inde "Nun" harfi ile kafiye yapıldığı görülür. Diğer bir deyişle Kuran'daki ayetlerin yarısından fazlası "Nun" harfi ile biter. Aynı uzunluktaki hiçbir edebi çalışmada, metnin yarısından fazlasında tek ses ile kafiye yapılması mümkün olmamıştır. Bu sadece Arapça için değil, tüm diller için geçerlidir.
Mukatta harfleri ile başlayan surelerden "Nun" harfi ile biten ayetlerin dağılımı:
Yukarıdaki tablo mukata (sembolik) harfleriyle başlayan surelerde, "Nun" harfi ile sona eren ayetlerin dağılımını göstermektedir.
Kuran'ın kafiye açısından genel incelemesi yapıldığında ise, kafiyelerin yaklaşık %80'inin Elif, Mim, Ya ve Nun harfleri tarafından oluşturulan üç sesten (n, m, a) oluştuğu görülür.333 "Nun" harfinin dışında, ayetlerin %30'u "Mim", "Elif" ya da "Ya" ile kafiyelidir.
Kafiyelerde en çok kullanılan dört ses:
Yukarıdaki tabloda Kuran'ın kafiye sisteminin %79.92'sini oluşturan 4 harfin orantılı bir şekilde dağılımı görülmektedir.
Aşağıdaki surelerde ise bu dört harfle yapılan pek çok kafiyeden yalnızca birkaç örnek yer alıyor.
İki yüz-üç yüz satırlık bir şiirde, kafiyenin iki üç sesle oluşturulması bu esere baş yapıt denecek kadar önemli bir özellik kazandırabilir. Ancak Kuran'ın uzunluğu, içerdiği bilgiler ve hikmetli anlatım göz önünde bulundurulduğunda, bu tür bir kafiye kullanım şeklinin ne denli olağanüstü bir durum olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü Kuran insanlara rehber olan imani bir kitap olarak, tüm edebi üstünlüklerinin, sosyal ve psikolojik konularının yanı sıra, fiziki bilimlerle ilgili birçok konuyu da içerir. Dolayısıyla böylesine çeşitli ve ilmi konuları içeren Kuran'da, bu kadar az sesle kafiye sağlanması insan çabasıyla gerçekleştirilemeyecek bir durumdur. Bu bakımdan Arap dili uzmanları Kuran'ı "kesinlikle taklit edilemez" olarak tanımlamaktadırlar.
Bill Clinton'ın Kuran'dan Ne Kadar Etkilendiğini Anlatan Konuşması
Amerika Eski Başkanı Bill Clinton, Beyaz Saray'daki son yılında Ramazan Bayramı'nda Müslümanları kabul etmişti. Kuran ayetleri okunarak başlanan toplantıda, Bill Clinton da konuşmasında Kuran'dan ayetler kullanmış ve sık sık İslam'a duyduğu ilgiyi dile getirmişti:
Ay'in yörüngesi
Kuran'da gök cismi olarak bahsedilen ve "Ay" anlamına gelen "kamer" kelimesi tam olarak 27 defa geçmektedir. Aynı şekilde Ay'ın Dünya etrafındaki eliptik (elips biçimindeki) turu da 27 gündür.
Kuran'da gök cismi olarak bahsedilen ve "Ay" anlamına gelen "kamer" kelimesi tam olarak 27 defa geçmektedir. Aynı şekilde Ay'ın Dünya etrafındaki eliptik (elips biçimindeki) turu da 27 gündür. Fakat bu yeryüzünden bakan herhangi bir kişinin tespit edebileceği bir sayı değildir. Çünkü dolunaylar arasında 29 günlük süre olduğu için, önceleri Ay'ın bir turunun 29 gün olduğu düşünülmekteydi. Halbuki Ay, Dünya etrafında dönerken, Dünya da Güneş etrafında yol katetmektedir. Dünya'nın ilerlemesinden dolayı Ay, iki gün gecikmeli olarak turunu tamamlamaktadır. Bu durum, Kuran'da modern astronomik bulgulara paralel, bir başka işarettir. (Doğrusunu Allah bilir.)
◉ "Ay" kelimesinin Kuran'da geçiş sayısı = 27
◉ Ay'ın Dünya etrafındaki dönüş süresi (gün olarak) = 27
◉ "Ay" kelimesinin Kuran'da geçiş sayısı = 27
◉ Ay'ın Dünya etrafındaki dönüş süresi (gün olarak) = 27
Ay yörüngesine giren Apollo 8 mürettebatından Bill Anders tarafından 24 Aralık 1968 tarihinde çekilen bu fotoğrafta, Dünya'nın Ay yüzeyi üzerinde doğuşu görüntülenmiştir. (NASA)
Kara ve deniz oranı
Kuran’da “kara” kelimesi 13, “deniz” kelimesi 32 kez geçer. Bu iki sayının oranı, yeryüzündeki kara ve suyun gerçek oranıyla — %28,9 ve %71,1 — örtüşür.
kelimeler düşer, ardından oran hesaplanır
13: “kara” (berr)
32: “deniz” (bahr)
32 / 45: = %71,11 — yeryüzünde suyun payı
Kuran'da geçen "deniz" ve kara" kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimin tespit ettiği oranla birebir aynıdır. Kuran'ın indirildiği dönemde henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının tespit edilmesi mümkün değildi. Amerika gibi büyük bir kara parçasının keşfedilmesi dahi, ancak 15. yüzyılda mümkün olmuştur.
"Kara" kelimesi Kuran'da 13 kere geçerken, "deniz" kelimesi 32 kere geçmektedir. Bu sayıların toplamı bize 45 sayısını verir. Eğer karaların Kuran'da bahsediliş sayısı olan 13'ü 45'e bölersek, %28,8888888889 buluruz. Denizlerin Kuran'da bahsediliş sayısı olan 32'yi 45'e böldüğümüz zaman ise, %71,1111111111 sayısını buluruz. Bu oranlar, gezegenimizdeki su ve kara parçalarının gerçek oranıdır.
Bu kelime tekrarlarıyla, Kuran'da Dünya'nın %71'inin denizler, %29'unun karalarla kaplı olduğuna işaret ediliyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Bu orana günümüzde ancak, bilim adamlarının uydu fotoğrafları ve bilgisayar hesapları sayesinde ulaşılabilmektedir.
◉ "Kara" kelimesinin Kuran'da geçiş sayısı = 13
◉ "Deniz" kelimesinin Kuran'da geçiş sayısı = 32
◉ Dünya üzerindeki karaların oranı = 13/45 = %29
◉ Dünya üzerindeki denizlerin oranı = 32/45 = %71
Sirius yıldızı
Geceleri gökyüzünde en parlak yıldız olan "Sirius", Kuran'da "Yıldız" anlamına gelen Necm Suresi'nin 49. ayetinde "Şi'ra" olarak geçmektedir:
The star Sirius A, in front, is larger than Sirius B. (NASA)
Geceleri gökyüzünde en parlak yıldız olan "Sirius", Kuran'da "Yıldız" anlamına gelen Necm Suresi'nin 49. ayetinde "Şi'ra" olarak geçmektedir:
Arapça karşılığı "Şi'ra" olan Sirius yıldızının sadece 49. ayette geçmesi, son derece dikkat çekici bir durumdur. Çünkü bilim adamları Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak, onun bir çift yıldız olduğunu keşfettiler. Dolayısıyla Sirius, Sirius A ve Sirius B olarak ifade edilen iki yıldızdan oluşan bir takım yıldızdır. Sirius B yıldızının özelliği teleskopsuz görülememesidir.
Sirius takım yıldızları birbirlerine doğru yay şeklinde bir eksen çizerler ve her 49,9 yılda bir birbirlerine yaklaşarak gökyüzünde sarkarlar. Bu bilimsel veri, günümüzde Harvard, Ottawa ve Leicester Üniversitelerinin astronomi bölümlerinin fikir birliğiyle kabul ettikleri bilimsel bir gerçektir. Ancak 20. yüzyılın sonlarına doğru anlaşılabilmiş bu bilimsel gerçeğe, mucizevi bir şekilde, bundan 14 asır önce Kuran'da işaret edilmiştir. Necm Suresi'nin 49. ve 9. ayetleri beraber olarak okunduğunda bu mucize karşımıza çıkmaktadır.
Necm Suresi'nin 9. ayetinde "(ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı"olarak çevrilen "kane kabe kavseyni ev edna" ifadesi, bizlere bu iki yıldızın çizdikleri yörüngede birbirlerine yaklaştıklarını ifade ediyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Kuran'ın vahyedildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan bu bilimsel gerçek, bize, Kuran'ın Yüce Rabbimiz'in sözü olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtlamaktadır.
Sirius yıldızı Kuran'da "Yıldız" anlamına gelen Necm Suresi'nde geçmektedir. Sirius takım yıldızı, yay şeklindeki eksenleri ile birbirlerine 49,9 yılda bir yaklaşmaktadır. Necm Suresi'nin 49. ve 9. ayetleribu astronomik olaya işaret etmektedir.
Demirin atom numarası
Demir, Kuran'da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran'da, "Demir" anlamına gelen "Hadid" suresinde Allah şöyle buyurmaktadır:
Demir, Kuran'da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran'da, "Demir" anlamına gelen "Hadid" suresinde Allah şöyle buyurmaktadır:
«... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik...»
Ayette, demir için kullanılan "enzelna" yani "indirme" kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir. Çünkü modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.
Bununla birlikte Hadid Suresi, demir elementinin kimyasal sembolüne de işaret etmektedir. Çünkü bu surenin tam ortasındaki 15. ayetin Arapça okunuşu, "Fe" harfi ile başlamaktadır. Demir elementi de kimyada "Fe" olarak gösterilmektedir.
Aynı zamanda Kuran'ın 57. suresi olan "El-Hadid" kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri (ebcedi) hesaplandığında karşımıza çıkan rakam,sure numarası ile aynıdır: "57" Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri hesaplandığında ise elde ettiğimiz sayı 26'dır. 26 sayısı, periyodik cetvelde de görüldüğü gibi, demirin atom numarasıdır. Atom numarası, demir dahil tüm elementler için en önemli kavramdır. Herşeyin bilgisine sahip Rabbimiz'in vahyi olan Kuran'da, Hadid Suresi ile hem demirin oluşumuna hem de atom numarasına işaret edilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
◉ El-Hadid Suresi Kuran'ın 57. suresidir,
◉ El-Hadid kelimesinin Arapçadaki sayısal değeri de 57'dir.
◉ Sadece "hadid" kelimesinin sayısal değeri 26'dır.
◉ 26 sayısı ise demirin atom numarasıdır.
Dünya'nın Güneş'in etrafında dönüşü: 365 gün
Kuran'da "gün (yevm)" kelimesi 365 defa geçmektedir. Bildiğiniz gibi Dünya'nın Güneş etrafında dönüşü 365 gün sürer. Dünya, Güneş'in etrafında dönerken kendi etrafında da tam 365 defa döner.
Kuran'da "gün (yevm)" kelimesi 365 defa geçmektedir. Bildiğiniz gibi Dünya'nın Güneş etrafında dönüşü 365 gün sürer. Dünya, Güneş'in etrafında dönerken kendi etrafında da tam 365 defa döner.
Kuran'da "gün" kelimesinin 365 defa geçiyor olması, Dünya yörüngesi hakkında bize yüzyıllar öncesinden bilgi vermesi açısından çok önemli bir bulgudur. Kuran'da "gün" kelimesinin 365 defa tekrarlanması, Dünya ile Güneş arasındaki 365 günlük astronomik olaya işaret ediyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.)
◉ Kuran'da "gün (yevm)" kelimesi 365 defa geçmektedir.
◉ Dünya'nın Güneş etrafında dönüşü 365 gün sürer.
Cinsiyet ve 23. kromozom çifti
İnsanların ve diğer canlıların genetik yapısı, kromozomlara bağlıdır ve DNA'lar bu kromozomlarda yer alan genetik bilgilerdir. Cinsiyetin belirlenmesi ise 23. kromozom çiftine bağlıdır.
İnsanda cinsiyeti belirleyen 23. kromozomdur. Kuran'da hem "kadın" hem "erkek" kelimeleri ayrı ayrı 23'er defa tekrarlanmaktadır.
İnsanların ve diğer canlıların genetik yapısı, kromozomlara bağlıdır ve DNA'lar bu kromozomlarda yer alan genetik bilgilerdir. Cinsiyetin belirlenmesi ise 23. kromozom çiftine bağlıdır. Yani bir erkek ve kadın arasındaki yapı farklılığı 23. kromozom çiftinden kaynaklanmaktadır. Herhangi bir kişinin 23. kromozomu XX şeklinde ifade edilen yapıda ise cinsiyeti kadın, XY şeklinde ise cinsiyeti erkektir.
Erkek-kadın farklılığını sağlayan 23. kromozom çiftine Kuran'da şöyle işaret edilmektedir: Kuran'da hem "erkek" kelimesi, hem "kadın" kelimesi ayrı ayrı 23'er defa tekrarlanmaktadır. (Her iki kelimenin de sadece tekil halleri sayılmaktadır.) Kromozomlarla ilgili yakın dönemde elde edilen bu bulgu, Kuran'da yüzyıllar öncesinden haber verilmekte ve erkek-kadın arasındaki temel farklılığın 23 sayısı ile ilgili olduğuna işaret edilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
Kuran'da hem "erkek" kelimesi, hem "kadın" kelimesi ayrı ayrı 23'er defa tekrarlanmaktadır. Bir kişinin cinsiyetini belirleyen temel unsur ise, 23. kromozom çiftidir.
Gökyüzüne yükseltilen Sputnik
Tarihteki ilk uzay aracı "Sputnik 1" isimli uydu, 1957 yılında uzaya fırlatılmıştır. Şaşırtıcı bir biçimde Kuran'da 19. Surenin 57. ayetinde (Meryem Suresi, 57) yukarı çıkarmaktan ve yükseltmekten bahsedilmektedir.
Tarihteki ilk uzay aracı "Sputnik 1" isimli uydu, 1957 yılında uzaya fırlatılmıştır. Şaşırtıcı bir biçimde Kuran'da 19. Surenin 57. ayetinde (Meryem Suresi, 57) yukarı çıkarmaktan ve yükseltmekten bahsedilmektedir.
Ayette geçen "Refa'nahu" ifadesi, "yükseltmek, yukarı çıkarmak, yukarı kaldırmak" anlamına gelen "refea" fiilinin çekimli halidir. Diğer taraftan ayette geçen "aliyyen" kelimesi "ulu, yüce" anlamlarının yanı sıra "yüksek, çok yüksek" anlamına da gelmektedir. Dolayısıyla bu ayeti tek başına düşündüğümüz zaman, "yüksek bir mekana yükseltmek, çıkarılmak" anlamı da kazanmaktadır. Bu yönüyle 19. surenin 57. ayeti, 1957 yılındaki Sputnik 1'in gökyüzüne fırlatılmasına işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
Kuran'da 19. Surenin 57. ayetinde "yüksek bir mekana yükseltmekten" bahsedilmektedir.
Gökyüzüne gönderilen ilk insansız cisim ünvanına sahip "Sputnik 1" uydusu, 1957 yılında fırlatılmıştır.
Arının genetik kodu
Canlıların genetik şifresi olan DNA'lar, kromozomlar üzerinde yer almaktadır. Örneğin Dünya'nın dört bir yanındaki arıların kromozom sayısı aynıdır ve değişmez.
Canlıların genetik şifresi olan DNA'lar, kromozomlar üzerinde yer almaktadır. Örneğin Dünya'nın dört bir yanındaki arıların kromozom sayısı aynıdır ve değişmez. Genellikle hayvanların dişisinde ve erkeğinde eşit sayıda kromozom bulunmaktadır. Fakat arının durumu, diğerlerinden biraz farklıdır. Çünkü erkek arı 16 tek kromozoma, dişi arı 16 çift kromozoma sahiptir.
İşte arı bu açıdan -kromozom sayısı bakımından- farklıdır. Bu farklılığa Kuran'da Nahl Suresi’nde işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.) Kuran'da "arı" anlamına gelen "Nahl" isimli sure tam 16. suredir. Aynı şekilde arı da 16 kromozomlu bir canlıdır.
Halley yıldızı ve 76 yıl
Modern astronomideki önemli gelişmelerden biri, Halley kuyruklu yıldızının keşfidir. Edmund Halley isimli bilim adamı, bu yıldızın 76 yıllık dolanım süresi olduğunu 18. yüzyılda ortaya koymuştur.
Modern astronomideki önemli gelişmelerden biri, Halley kuyruklu yıldızının keşfidir. Edmund Halley isimli bilim adamı, bu yıldızın 76 yıllık dolanım süresi olduğunu 18. yüzyılda ortaya koymuştur. Edmund Halley bu keşfi ile, kuyruklu yıldızların astronomik yörüngelerini de açıklığa kavuşturmuştur.
"Halley" ismi ile anılan bu yıldızın ismi, Kuran'da dikkat çekici bir şekilde En'am Suresi'nin 76. ayetinde geçmektedir:
«Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki:
"Bu benim Rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti.»
"Halley" kelimesini oluşturan harfler, Kuran'da ilk defa bu ayette geçmektedir. Üstelik bu ayette "kaybolup giden" bir yıldızdan bahsedilmesi de son derece manidardır. Ayrıca bu ayette "yıldız" anlamına gelen Arapça "kevkeba" kelimesi de, "Halley" harflerinin hemen yakınında yer almaktadır:
Bu ayetin numarası olan 76 sayısı da yıldızın dönüş süresi olan 76 yıla işaret ediyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Ayetin numarası olan 76 sayısı, Halley yıldızını temsil eder; çünkü Halley yıldızı 76 yılda bir Dünya'dan görülür, yani yörüngesini 76 yılda bir tamamlar. Bu nedenle Halley yıldızının Kuran'da ilk olarak 76. ayette geçmesi Allah'ın bir mucizesidir.
NASA tarafından 8 Mart 1986'da görüntülenen Halley kuyruklu yıldızı.
Hemoglobin ve demir
Kuran'ın indirildiği çağda, kimse hemoglobin molekülünden haberdar değildi ve böyle bir tıp terimi de bulunmamaktaydı. Oksijen ve karbondioksiti, vücudumuzdaki kanda taşıyan ve kana kırmızı rengini veren hemoglobin, 19.
Kuran'ın indirildiği çağda, kimse hemoglobin molekülünden haberdar değildi ve böyle bir tıp terimi de bulunmamaktaydı. Oksijen ve karbondioksiti, vücudumuzdaki kanda taşıyan ve kana kırmızı rengini veren hemoglobin, 19. yüzyılda keşfedilmiştir.
Vücudumuzdaki Demir (Fe) elementi sayesinde oluşan hemoglobin, yaşamsal fonksiyonların devamı için hayati öneme sahiptir. Hemoglobinin ortasında bulunan demir (Fe) elementi, oksijeni kendisine bağlar ve böylece oksijeni kanda taşır. Dolayısıyla hemoglobin molekülü, demir elementi ile birlikte düşünülebilir.
Fetih Suresi'nin 25. ayetinde, Fe (demir) ve hemoglobin kelimelerini oluşturan harfler mucizevi bir şekilde yan yana gelmektedir. Üstelik hemoglobini oluşturan harfler başka hiçbir ayette yan yana gelmemektedir. Bu istisnai durum, geçmiş ve geleceğin sahibi, zamandan münezzeh Rabbimiz'in yaratmasının delillerindendir.
*Hemoglobin kelimesi Türkçe, Arapça, İngilizce ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır. Hemoglobin kelimesini oluşturan harfler soldan sağa doğru yan yana gelmektedir.
Ozon tabakası
Ayette gökyüzü ile ilgili tarif edilen "koruyucu"luk, atmosferin ozon tabakası ile çok örtüşen bir açıklamadır. Çünkü ozon, gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve Dünya'yı tehlikeli Güneş ışınlarından korumaktadır.
"Ozon" kelimesi Arapçada, Türkçede ve diğer tüm yabancı dillerde hemen hemen aynı şekilde okunup yazılmaktadır. Ozon kelimesini oluşturan harfler, Cin Suresi'nin 6. ayetinde yan yana geçmektedir. Üstelik bu ayetten sonraki ayetlerde ise, gökyüzünün "koruyucu" özelliğine dikkat çekilmektedir:
«Doğrusu Biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla (parlak yıldızlarla) kaplı (doldurulmuş) bulduk.»
Ayette gökyüzü ile ilgili tarif edilen "koruyucu"luk, atmosferin ozon tabakası ile çok örtüşen bir açıklamadır. Çünkü ozon, gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve Dünya'yı tehlikeli Güneş ışınlarından korumaktadır.
Ozon kelimesini oluşturan harflerin yan yana gelmesi, üstelik de ardından gelen ayette gökyüzünün "koruyucu" özelliğinden bahsedilmesi tesadüflerle açıklanamaz. Bu Rabbimiz'in Kuran'da yarattığı mucizelerden biridir.
Göz tabakası retina
Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Kuran'ın indirildiği dönemde görme işlevini sağlayan bu tabaka bilinmiyordu ve retina kelimesi de kullanılan bir terim değildi.
Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Kuran'ın indirildiği dönemde görme işlevini sağlayan bu tabaka bilinmiyordu ve retina kelimesi de kullanılan bir terim değildi. Ancak Kuran'da "Retina" kelimesini oluşturan harfler, tek bir ayette -Fatır Suresi'nin 8. ayetinde- yan yana gelmektedir. Üstelik bu ayette "görmekten" ve "göstermekten" bahsedilmektedir; dolayısıyla retinaya işaret olması kuvvetle muhtemeldir. (Doğrusunu Allah bilir.)
«Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse (güzeli güzel, çirkini çirkin gören kimse gibi midir?) Şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir...»
Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette, "görmek" anlamına gelen Arapça "raa" fiilinden bahsedilmektedir. Sonraki ayetlere bakıldığında, aynı surenin 19. ayetinde "Kör ve gören bir olmaz"cümlesi geçmektedir. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olmaktadır. Sonraki 20. ayette ise "Karanlıklarla aydınlık bir olmaz" ifadesi geçmektedir ki; bu anlatım retinanın ışığa duyarlı hücrelerden oluşması bakımından çok manidardır. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili ifadeler tüm Kuran'da çok nadir geçmektedir. Dolayısıyla "retina" kelimesinin binlerce ayetin arasında, sadece bu ayetlerle birarada bulunması, Allah'ın Kuran'daki mucizelerinden biridir.
◉ Arapça sessiz harflerden oluşan bir alfabedir. Elif harfi Arapçadaki kelimelerin okunuşuna etki etmek suretiyle kullanılır.
Dna ve genetik tarihinin başlangıcı
Bilindiği gibi DNA terimi, canlılardaki genetik malzemenin kısaltılmış ifadesidir. Genetik biliminin başlangıç tarihi ise, Mendel isimli bilim adamının 1865 yılında hazırlamış olduğu genetik yasalarına dayanır.
Bilindiği gibi DNA terimi, canlılardaki genetik malzemenin kısaltılmış ifadesidir. Genetik biliminin başlangıç tarihi ise, Mendel isimli bilim adamının 1865 yılında hazırlamış olduğu genetik yasalarına dayanır. Bilim tarihi için bir dönüm noktası oluşturan bu tarihe, Kuran'da 18. Sure olan Kehf Suresi'nin 65. ayetinde işaret edilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
D-N-A harflerinin (Arapçada Dal-Nun-Elif harflerinin) Kuran'da nerelerde yan yana geldiği incelendiği zaman, en fazla Kehf Suresi'nin 65. ayetinde geçtiği görülecektir. Bu ayette benzersiz bir şekilde, D-N-A harfleri ardı ardına tam üç defa, yan yana yer almaktadır. Kuran'ın başka hiçbir ayetinde "DNA" harfleri bu şekilde ardarda ve çok sayıda geçmez.
DNA teriminin dikkat çekici bir şekilde yer aldığı bu ayetin numarası yukarıda ifade edildiği gibi 18:65'tir. Bu rakamlar genetik biliminin başlangıç yılı olan 1865 yılına dikkat çekmektedir ki; bu rastlantı olarak değerlendirelemez. Çünkü Kuran'da sadece 18:65 ayetinde "DNA" art arda üç defa geçmektedir. Bu işaret mucizevi niteliktedir; çünkü DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) ismini bilim dünyası çok yakın sayılabilecek bir tarihte koymuştur.
DNA ve genetik tarihinin başlangıcı olan ve 1865 yılına işaret eden Kehf Suresi'nde, DNA toplam 7 defa tekrarlanırken, RNA da (Arapçada Ra-Nun-Elif harfleri) 7 defa tekrar etmektedir. Bildiğiniz gibi RNA molekülü de DNA gibi genetik yapıyı oluşturan diğer bir moleküldür. Bu nedenle DNA-RNA'nın özellikle bu surede eşit sayıda geçmesi, moleküllere yüzyıllar önce Kuran'da işaret edildiğinin ayrı bir kanıtıdır. (Doğrusunu Allah bilir.)
Kum tepeleri ve Mars gezegeni
Kuran'daki "Ahkaf" Suresi, kelime anlamı olarak "kum tepeleri" anlamına gelmektedir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelen özelliklerinden birisi, Mars'taki yüksek kum yığınları, yani dev "kum tepeleri"dir.
Kuran'daki "Ahkaf" Suresi, kelime anlamı olarak "kum tepeleri" anlamına gelmektedir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelen özelliklerinden birisi, Mars'taki yüksek kum yığınları, yani dev "kum tepeleri"dir. Mars bu yönüyle diğer gezegenlerden farklıdır.
Ahkaf Suresi'nin 23. ayetindeki harf dizilimlerine baktığımızda ise, Arapça Mim, Elif, Ra ve Sin harfleri yan yana gelerek, Mars kelimesini oluşturmaktadır.
Bu harflerin Mars'ın en belirgin özelliklerinden biri olan ve "kum tepeleri" anlamına gelen Ahkaf Suresi'nde yer alması son derece dikkat çekicidir. Üstelik sadece Mars değil, aynı zamanda Mars'ın uydusu olan gök cismi "Deimos" kelimesi de bu surede yan yana geçmektedir. Mars'ın çevresinde dönen "Deimos" isimli gök cismine ait harfler, Ahkaf Suresi'nin 30. ayetinde yan yana gelmektedir. Tüm bunlar zamandan münezzeh Rabbimiz'in Kuran'da tecelli eden sonsuz ilim ve bilgisinin örneklerindendir.
Kuantum fiziği
Kuran-ı Kerim'in indirildiği çağda, kuantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuran-ı Kerim gerek işaret ettiği bilimsel bilgiler, gerekse harf dizilimleri açısından pek çok bilimsel gelişmeyi kapsayan işaretler…
Kuran-ı Kerim'in indirildiği çağda, kuantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuran-ı Kerim gerek işaret ettiği bilimsel bilgiler, gerekse harf dizilimleri açısından pek çok bilimsel gelişmeyi kapsayan işaretler içermektedir. Bunun bir başka örneği de Kehf Suresi'nin 37 ve 39. ayetlerinde görülmekte; evrenimizi oluşturan bu temel parçacıkların isimlerine ve ağırlıklarına işaret eden bir mucize yer almaktadır. (Doğrusunu Allah bilir.)
"Nötron" kelimesini oluşturan harfler (Arapça Nun-Te-Re-Nun harfleri), tüm Kur'an-ı Kerim'de baştan sona sadece iki ayette geçmektedir. Bunlardan birisi 18. Surenin 39. ayetidir ve "nötron kütlesi = 1839 me" olarak ifade edilmektedir.
Görüldüğü üzere, Kehf Suresi'nin 39. ayetinde hem nötron ismine hem de ayet numarasıyla nötronun ağırlığına açıkça işaret edilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) Diğer binlerce ayette bu harfler yan yana gelmemekte, tam 18. Surenin 39 numaralı ayetinde "nötron" kelimesi ortaya çıkmaktadır.
Aynı durum "Proton" için de geçerlidir. Proton kelimesini oluşturan harfler (Arapça Be-Re-Te-Nun harfleri) Kuran'ı Kerimde nötrona oranla daha fazla sayıda geçmektedir. Ancak Kehf Suresi'nin 37. ayetinde, yani 18:37 no'lu ayette, proton kelimesini oluşturan harfler soldan sağa yan yana gelmektedir. Proton'nun kütlesi ise "1836-1837 me arasındadır" ve "1837 me" olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla burada da ayetin numarası olan 18:37, protonun ağırlığı olan "1837 me"ye işaret etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
*Arapçada "P" harfi yoktur, bu sese denk olarak "Be" harfi kullanılmaktadır.
"Nötron" ve "Proton" kelimeleri Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır. Atomları, zerreleri oluşturan bu parçacıklara Kuran'da işaret edilen bir başka ayet ise şöyledir:
«... Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.»
Enerji kaynaklarının başında gelen petrol, bu isimle ilk defa Alman minerolog Georgius Agricola'nın, 1556 tarihli De Re Metallica (Minerallerin Doğası Üzerine) adlı eserinde geçmektedir.
Enerji kaynaklarının başında gelen petrol, bu isimle ilk defa Alman minerolog Georgius Agricola'nın, 1556 tarihli De Re Metallica (Minerallerin Doğası Üzerine) adlı eserinde geçmektedir. Kuran'dan yüzyıllar sonra isimlendirilen bu enerji kaynağıyla ilgili, Kuran'da önemli işaretler yer almaktadır. (Doğrusunu Allah bilir.)
Petrol kelimesini oluşturan harfler (Be-Te-Re-Le) tüm Kuran'da tek bir ayette yan yana geçmektedir. En'am Suresi'nin 59. ayetinde,"yerin karanlıklarındaki"anlamına gelen "fi zulumati elardi" ifadesi de, petrolün yerin altındaki oluşumuna işaret edercesine aynı ayette yer almaktadır.
«.... Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır.»
Kuran'dan asırlar sonra kullanılan petrol kelimesinin farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır; Türkçe, İngilizce, Arapçada olduğu gibi…
◉ Arapçada "P" harfi yoktur, bu sese denk olarak "Be" harfi kullanılmaktadır.
Ayrıca bilim adamları petrolün oluşumunu açıklarken, hayvan ve bitkilere ait kalıntıların uzun bir zaman aralığının ardından petrole dönüştüğünü ifade etmektedirler. Kuran'da bu oluşuma dikkat çeken bir diğer ayet şöyledir:
«'Yemyeşil-otlağı' çıkardı. Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.»
Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir.
Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir. Televizyon dalgaları öylesine hızlıdır ki, kilometrelerce uzaklıktan aynı saniye içerisinde görüntü nakli yapılabilmektedir. Kuran'daki Neml Suresi'nde -bu teknolojiyi anımsatacak şekilde- Süleyman Peygamberin farklı bir ülkede bulunan kraliçenin tahtını, aynı saniye içerisinde mucizevi bir biçimde getirttiği anlatılmaktadır:
«Yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: "Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim." Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti)...»
Bu ayet ilk bakışta bize teleportasyon (ışınlama) veya görüntü naklini (televizyonu) anımsatmaktadır. Bu olayın anlatıldığı Neml Suresi'nde bazı harflerin gizli bir biçimde yan yana gelip "Televizyon" kelimesini oluşturduğu görülmektedir.
Televizyon kelimesini oluşturan harfler, Süleyman Peygamberden bahsedilen Neml Suresi'nin 17. ayetinde soldan sağa yan yana dizilmiş durumdadır. Televizyon kelimesi Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır.
Harflerin dizilimi ile ilgili tüm bu örnekler birarada incelendiğinde, tesadüflerle açıklanması mümkün olmayan bir mucize ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda, bu örneklerin her biri araştıranlar için, Kuran'da daha nice mucizelerin gizli olabileceğine de bir işarettir.
Bir ayette, Rabbimiz Kuran-ı Kerim'le ilgili şöyle buyurmaktadır:
«Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.»
Venüs ve Mars, sıralama bakımından Dünya'ya en yakın iki gezegenin isimleridir. Kuran'da bu gezegenlerin günümüzdeki isimlerini oluşturan harfler, kendi çevrelerindeki dönüş sürelerine işaret edercesine dizilmişlerdir.
Venüs ve Mars, sıralama bakımından Dünya'ya en yakın iki gezegenin isimleridir. Kuran'da bu gezegenlerin günümüzdeki isimlerini oluşturan harfler, kendi çevrelerindeki dönüş sürelerine işaret edercesine dizilmişlerdir.
Kuran'da Venüs kelimesini oluşturan harfler (Arapçada Vav-Elif-Nun-Elif-Sin) Kuran'da ilk olarak Enfal Suresi’nin 72. ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Venüs harfleri ise, Hud Suresi’nin 3. ayetinde yan yana gelmektedir. Bu iki yerin arasında toplam 243 ayet geçmektedir. Uzay'da Venüs'ün kendi çevresindeki dolanım süresi de tam 243 gün sürer; yani 243 gün bitince dönüşünü tekrarlar. Kuran'da da, ilk Venüs harflerinden 243 ayet sonra bu harfler yeniden tekrarlanmaktadır.
Venüs kelimesini oluşturan harfler Enfal Suresi'nin 72. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir. Venüs kelimesini oluşturan harfler, Hud Suresi'nin 3. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.
Aynı şekilde, bu harf dizilimi Mars için de geçerlidir. Mars kelimesini oluşturan harfler (Arapçada Mim-Elif-Ra-Sin) Kuran'da ilk olarak Mü'minun Suresi’nin 44. ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Mars harfleri ise yine Mü'minun Suresi’nin 45. ayetinde yan yana gelmektedir. Yani hemen 1 ayet sonra tekrar geçmektedir. Aynı şekilde Mars'ın kendi çevresindeki dolanım süresi de sadece 1 gün sürer.
Mars kelimesini oluşturan harfler, Mü'minun Suresi'nin 44. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir. Mars kelimesini oluşturan harfler, Mü'minun Suresi'nin 45. ayetinde sağdan sola doğru yan yana gelmektedir.
Mars ve Venüs gezegenlerinin dolanım süreleri modern astronomiye ait bilgilerdir. Bu gezegenlerin kendi çevrelerindeki dönüş süreleri astronomlar tarafından, Kuran'dan yüzyıllar sonra keşfedilmiştir. Diğer taraftan modern astronomide kullanılan Mars ve Venüs gezegenlerinin isimleri, Arapçada sırasıyla Merih ve Zuhra olarak yer almaktadır. Kuran'ın indirildiği dönemde farklı toplumlar, bu gezegenler için farklı isimler kullanmaktalardı. Dolayısıyla Mars ve Venüs isimlerinin Kuran'da gizli bir şekilde yer alması da mucize niteliğindedir.
Kuran'da yer alan bu olağanüstü dizilimler, Kuran'ın Yüce Rabbimiz'in vahyi olduğunu bir kez daha tasdik etmektedir. Secde Suresi'nde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
«Kendisinde şüphe olmayan bu Kitab'ın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır. Yoksa onlar:
"Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.»
Kuran'da Matematiksel Mucizeler 1/4 ÖNCEKİ BÖLÜM Kuran'da Matematiksel Mucizeler 3/4 SONRAKİ BÖLÜM
Önsöz Kuran'da Bilimsel Mucizeler 1/3 Kuran'da Bilimsel Mucizeler 2/3 Kuran'da Bilimsel Mucizeler 3/3 Kuran'da Matematiksel Mucizeler 1/4 Kuran'da Matematiksel Mucizeler 2/4 Kuran'da Matematiksel Mucizeler 3/4 Kuran'da Matematiksel Mucizeler 4/4
Bu kitap bölümü, Kuran-ı Kerim'de yer alan ayet numaraları ve harf dizilimlerinin modern bilimsel keşiflerle olan şaşırtıcı uyumunu incelemektedir. Halley kuyruklu yıldızından DNA yapısına, ozon tabakasından atomaltı parçacıklara kadar pek çok olgunun Kuran'da nasıl işaret edildiği ortaya konulmaktadır. Tüm bu veriler, kainatın mutlak yaratıcısı olan Allah'ın sonsuz ilminin ve üstün yaratma sanatının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Kuran'da yer alan harf dizilimleri ve ayet numaraları, modern bilimsel keşiflerle derin bir uyum sergilemektedir.
Halley yıldızı, hemoglobin, DNA ve ozon tabakası gibi kavramlara ayetlerde dikkat çekici işaretler bulunmaktadır.
Atomaltı parçacıkların kütle değerleri ile ilgili ayet numaraları arasındaki benzerlikler, Allah'ın yaratma sanatının hassasiyetini yansıtır.
Bu veriler, tesadüflerle açıklanamayacak düzeyde bir düzeni temsil eder ve Kuran'ın Allah'ın kelamı olduğunun delillerindendir.
Halley yıldızının keşfi ile Kuran'daki ayet numarası arasında nasıl bir bağlantı kurulmaktadır? +
Halley kuyruklu yıldızı 76 yıllık bir yörüngeye sahiptir. Kuran'da bu yıldızın ismi, 76. ayette geçmektedir ve bu durum yıldızın dönüş süresiyle olan sayısal uyumu göstermektedir.
Genetik biliminin dönüm noktası kabul edilen 1865 yılı, Kehf Suresi 65. ayetle ilişkilendirilmektedir. Aynı surede DNA ve RNA'nın harf dizilimlerinin özel bir tekrar düzeniyle yer aldığı belirtilmektedir.
Cin Suresi'nde gökyüzünün koruyucu özelliklerine vurgu yapılmaktadır. Bu ifade, atmosferin yeryüzünü güneşin zararlı ışınlarından koruyan ozon tabakasıyla örtüşen bir tarif olarak görülmektedir.
Kehf Suresi'nin 39. ayeti nötron kütlesine, 37. ayeti ise proton kütlesine işaret eden sayısal veriler sunmaktadır. Bu ayetlerde atomaltı parçacıkların isimlerini oluşturan harfler de yan yana bulunmaktadır.
Bu dizilimler, Kuran'ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan bilimsel olguların, Allah'ın bilgisi dahilinde önceden haber verildiğini ve kusursuz bir yaratma sanatını kanıtlar.
Musa Peygamber ile 40 gece için Sözleşilmesi
Bu bölümde, içinde sayısal bir ifade geçen sureler üzerinde yapılan çeşitli hesaplama sonuçları sunulmaktadır. İlgili surelerde farklı hesaplar sonucunda elde edilen aynı rakamlar, son derece dikkat çekici boyuttadır.
Bu bölümde, içinde sayısal bir ifade geçen sureler üzerinde yapılan çeşitli hesaplama sonuçları sunulmaktadır. İlgili surelerde farklı hesaplar sonucunda elde edilen aynı rakamlar, son derece dikkat çekici boyuttadır. Bu çalışmada surelerdeki hece ve harf adetleri, harf çeşitleri, ebced değerleri gibi çeşitli yönlerden hesaplamalar aktarılmakta ve ortaya çıkan sayılardaki şaşırtıcı benzerlikler ortaya konmaktadır. Bu bölümdeki hesaplar yoruma açık değildir; aynı yöntemlerle sayımları yapan herkesin ulaşabileceği sonuçlardır.
Kuran-ı Kerim anlam bakımından hikmet ve ilim üstünlüğünün yanı sıra, sayısal olarak da çok zengin ve olağanüstü düzenler içermektedir. Nebe Suresi'nin 29. ayetinde Rabbimiz "... Biz, herşeyi yazıp saymışızdır" buyurmaktadır. Cin Suresi'nin 28. ayetinde ise "... (Allah) herşeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir"buyrulmaktadır. Kuran-ı Kerim'le ilgili elde edilen bu mucizevi sayısal düzenler, aynı zamanda Yüce Rabbimiz'in "sonsuz da olsa, herşeyin sayısını bilen" anlamına gelen "Muhsi" isminin bir tecellisidir.
«Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Ama sonra siz, onun arkasından buzağıyı (tanrı) edinmiş ve (böylece) zalimler olmuştunuz.»
◉ " gece" anlamına gelen "erbaine leyleten" ifadesinden itibaren, ayet sonuna kadar olan harf adedi 40.
◉ Ayette "erbaine leyleten" (40 gece) ifadesine kadar olan noktalı harflerin ebced değeri 40. (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Bu konu, Kuran'da ilk olarak, Bakara Suresi'nin 40. ayetinde başlamaktadır.
◉ Bu konunun başladığı 40. ayetin hece adedi 40.90
Ayrıca;
◉ "Erbaine leyleten" (40 gece) konusu ile ilgili ayetler açık olarak, Bakara Suresi'nin 51. ayetinden başka, Araf Suresi 142. ayetinde geçmektedir. İşari olarak ise yine Araf Suresi'nin 143. ve 155. ayetlerinde zikredilmekedir.
a) Bu ayetler arasındaki sureler şunlardır: "Bakara Suresi", "Al-i İmran Suresi", " Nisa Suresi", "Maide Suresi", " Enam Suresi", "Araf Suresi".
Bu sure adlarındaki toplam hece adedi tam 40'tır. ((Su-re-tü'l-Ba-ka-ra-ti, Su-re-tü A-li İm-ra-ne, Su-re-tü'n-Ni-sa-i, Su-re-tü'l-Ma-i-de-ti, Su-re-tü'l-En'a-mi, Su-re-tü'l-A'ra-fi))
b) Surelerin isimleri olan "El-Bakara", "Al-i İmran", "En-Nisa", "El-Maide", "El-En'am", "El-A'raf", kelimelerindeki harf adedi de 40'tır.
Taştan 12 pınar Fişkirmasi
◉ Ayette "on iki" anlamına gelen "isneta aşrate" ifadesine kadar olan kelime adedi 12.
◉ Ayette "on iki" anlamına gelen "isneta aşrate" ifadesine kadar olan kelime adedi 12.
◉ "(Taştan) 12 pınar fışkırdı" anlamına gelen "infeceret minhu isneta aşerete aynen" ifadesindeki noktalı harf adedi 12.
◉ "İnfeceret minhu isneta aşerete aynen" ifadesinde kullanılan harf çeşidi de 12'dir.
Üç bin Melekle yardım edilmesi
◉ "Meleklerden üç bin" anlamına gelen "selaseti alafin min elmelaiketi" ifadesinin ebced değeri üç bindir. (Büyük ebced hesabıyla)
«Sen mü'minlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun.»
◉ "Meleklerden üç bin" anlamına gelen "selaseti alafin min elmelaiketi" ifadesinin ebced değeri üç bindir. (Büyük ebced hesabıyla)
Beş bin Melekle yardım edilmesi
◉ Ayette "melekler" anlamına gelen "el-melaiketi" ifadesinin ilk harfine kadar olan harflerin ebced değeri beş bindir. (Küçük ebced hesabıyla)
«Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanırsa, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır.»
◉ Ayette "melekler" anlamına gelen "el-melaiketi" ifadesinin ilk harfine kadar olan harflerin ebced değeri beş bindir. (Küçük ebced hesabıyla)
12 Güvenilir gözetleyici gönderilmesi
◉ " güvenilir-gözetleyici" anlamına gelen "isney aşera nakiba" ifadesindeki harf adedi 12'dir.
◉ " güvenilir-gözetleyici" anlamına gelen "isney aşera nakiba" ifadesindeki harf adedi 12'dir.
◉ Ayetin başından "isney aşera" (on iki) ifadesine kadar, surenin ismi olan Maide kelimesinde geçen harflerin tekrarlanışı: 12.92
◉ Ayet numarası 12.
◉ Ayetin ilk ve son harflerinin ebced değeri 12'dir. (En küçük ebced hesabıyla)
Musa Peygamber ile 30 gece ve 10 gece için Sözleşilmesi
◉ " gece" anlamına gelen "selasine leyleten" ifadesinden itibaren, ibare sonuna kadar olan hece adedi 30.94
«Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a "Kavmimde benim yerime geç, ıslah et ve bozguncuların yolunu tutma" dedi.»
◉ " gece" anlamına gelen "selasine leyleten" ifadesinden itibaren, ibare sonuna kadar olan hece adedi 30.94
◉ "Selasine leyleten" (30 gece) ifadesinden ayet sonuna kadar, bu ifadeyi oluşturan harflerin kullanım sayısı 30.95
◉ "Selasine" (30) kelimesinden itibaren, ibare sonuna kadar olan hece adedi 30.96
◉ Ayette "selasine" (30) kelimesinden sonra ayet sonuna kadar, surenin mukattaa harfleri olan "elif, lam, mim, sad" harflerinin kullanım sayısı 30'dur.
◉ Ayette "aşr" (10) kelimesine gelinceye kadar olan noktalı harflerin harf adedi 10.
◉ Aşr" (10) kelimesinden sonra ibare sonuna kadar olan noktasız harf adedi 10.
◉ "Aşr" (10) kelimesi, Araf Suresi'nde sondan başa doğru 10. sayfada bulunmaktadır.
◉ Ayette "aşr" (10) kelimesine gelinceye kadar, surenin mukattaa harfleri olan "elif, lam, mim, sad" harflerinin kullanım sayısı 10'dur.
◉ "Ve ona bir on daha ekledik" anlamına gelen "ve etmemnaha biaşrin" ifadesinde kullanılan harf çeşidi 10'dur.
12 Topluluk ve Taştan Fişkiran 12 pınar
◉ Ayette "isnetey aşrate" (on iki) ifadesine kadar, "isnetey aşrate" ifadesindeki harfler 12 defa geçmektedir.
◉ Ayette "isnetey aşrate" (on iki) ifadesine kadar, "isnetey aşrate" ifadesindeki harfler 12 defa geçmektedir.
◉ "İsnetey aşrate" (on iki) ifadesinden itibaren ibare sonuna kadar kullanılan harf çeşidi 12.101
◉ "İsneta aşrate" (on iki) ifadesinden itibaren ibare sonuna kadar, "isneta aşrate"nin harfleri 12 defa geçmektedir.
◉ "İsnetey aşrate" (on iki) ile "isneta aşrate" (on iki) arasında, bu kelimelere ait harflerin bulunduğu kelime adedi 12.103
◉ Bulunduğu ibarede, "isneta aşrate ayna" (on iki pınar) ifadesine kadar kullanılan harf çeşidi 12.104
Allah Katında ayların sayısının 12 olması
◉ Ayette "isna aşera" (on iki) ifadesine gelinceye kadar olan hece adedi tam 12'dir.
«Gerçek şu ki, Allah Katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesab (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle topluca savaşın. Ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.»
◉ Ayette "isna aşera" (on iki) ifadesine gelinceye kadar olan hece adedi tam 12'dir.
◉ "İsna aşera" (on iki) ifadesinden sonra ibare sonuna kadar olan noktalı harf adedi de 12'dir
70 Defa bağışlanma dileme
◉ "Seb'ine merraten" (yetmiş kere) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar olan harf adedi 70.105
«Sen, onlar için ister bağışlanma dile, istersen dileme. Onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de, Allah onları kesinlikle bağışlamaz. Bu, gerçekten onların Allah'a ve elçisine (karşı) nankörlük etmeleri dolayısıyladır. Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez.»
◉ "Seb'ine merraten" (yetmiş kere) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar olan harf adedi 70.105
◉ "Seb'ine merraten" (yetmiş kere) ifadesinden itibaren ibare sonuna kadar kullanılan harf çeşitlerinin ebced değeri 70'tir. (En küçük ebced hesabıyla).
◉ Bu ayetteki noktasız harf adedi 70'tir.
Yılların sayısını ve hesabı Bilme
Bir Hicri ay ancak 29 gün veya 30 gün çekebilir. (Bunun dışında da bir ihtimal yoktur.)
«Güneş'i bir aydınlık, Ay'ı bir nur kılan ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona duraklar tespit eden O'dur. Allah, bunları ancak hak ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklamaktadır.»
Bir Hicri ay ancak 29 gün veya 30 gün çekebilir. (Bunun dışında da bir ihtimal yoktur.)
◉ Kameri ay 29 veya 30 gündür. Ayette "yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona duraklar tespit eden O'dur" anlamına gelen "kadderahu menazile lita'lemu adede'ssinine velhisab" ifadesine gelinceye kadar olan harf adedi 29.
◉ "Ay" anlamına gelen "El-Kamer"in ebced değeri 29'dur. (En küçük ebced hesabıyla)
Bir Hicri yıl 354 ya da 355 gün çekmektedir. (Bunların dışında bir ihtimal yoktur.)
«Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; gece ayetini sildik de Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gündüzün ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz, herşeyi yeterince açıkladık.»
◉ "Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için" anlamına gelen "lita'lemu adede'ssinine vel hisab" ifadesine gelinceye kadar olan harflerin ebced değeri 354. (En küçük ebced hesabıyla)
Benzer 10 sure Getirememeleri
◉ Ayette "yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure" anlamına gelen "biaşri süverin mislihi müftereyatin" ifadesine gelinceye kadar olan hece adedi 10.110
«Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure getirin ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.»
◉ Bulunduğu ibarede "aşri" (on) kelimesine kadar kullanılan harf çeşidi 10.108
◉ Ayette "aşri" (on) kelimesine gelinceye kadar olan noktalı harf adedi 10.109
◉ Ayette "yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure" anlamına gelen "biaşri süverin mislihi müftereyatin" ifadesine gelinceye kadar olan hece adedi 10.110
◉ "De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure getirin" anlamına gelen "kul fe'tu biaşri süverin mislihi müftereyatın" ifadesindeki noktalı harf adedi 10.
◉ "Onun benzeri 10 sure" anlamına gelen "aşri süverin mislihi" ifadesindeki harf adedi 10.
◉ "Aşri süverin mislihi" (onun benzeri on sure) ifadesinden sonra ayet sonuna kadar olan kelime adedi 10.
◉ "Onun benzeri on sure" anlamına gelen "biaşri süverin mislihi" ifadesinde kullanılan harf çeşidi 10.111
◉ Ayette "aşri süverin" (on sure) ifadesine kadar, "aşri süverin" ifadesindeki harfler 10 defa geçmektedir.
Yusuf Peygamberin Rüyasi ve 11 yıldız
◉ "On bir yıldız" anlamına gelen "ehade aşera kevkeben" ifadesindeki harf adedi 11'dir
«... on bir yıldız, Güneş'i ve Ay'ı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm" demişti.»
◉ "On bir yıldız" anlamına gelen "ehade aşera kevkeben" ifadesindeki harf adedi 11'dir
◉ "Ehade aşera kevkeben" (on bir yıldız) ifadesine kadar olan kelime adedi 11.
◉ Ayette "ehade aşera kevkeben" (on bir yıldız) ifadesine gelinceye kadar, "ehade aşera kevkeben" ifadesindeki harfler 11 defa geçmektedir.
İnsandaki kromozom sayısı
Erişkin bir insan bedeninde yaklaşık 100 trilyon hücre bulunmaktadır. Hücrelerin hepsi aynı genetik yapıya sahiptir. Bu genetik yapı, hücrenin çekirdeği içerisinde yer alan kromozomlarda bulunur.
«İnsanı bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır.»
Erişkin bir insan bedeninde yaklaşık 100 trilyon hücre bulunmaktadır. Hücrelerin hepsi aynı genetik yapıya sahiptir. Bu genetik yapı, hücrenin çekirdeği içerisinde yer alan kromozomlarda bulunur. Bir insan hücresinde 23 çift, yani 46 adet kromozom vardır. Bunların 23'ü anneden 23'ü babadan gelmektedir. Bu kromozomlarda da, o insana ait özelliklerin kayıtlı olduğu DNA molekülleri vardır. Bilim dünyası, insan hücresindeki kromozom sayısının 46 olduğunu ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında öğrenebilmiştir.
Kuran'da "meni" ve "nutfe" kelimeleri, farklı şeyler olarak bahsedilmektedir. "Meni" bütünü, "nutfe" ise onun bir parçasını ifade etmek için kullanılmaktadır.
"Nutfe" kelimesi cümlede kullanılış yeri itibariyle, dilbilgisi kuralından ötürü, aşağıda nutfetin, nutfete, nutfeten gibi farklı şekillerde okunmaktadır. Ancak burada anlam değişikliği söz konusu değildir.
◉ Nutfetin" (nutfe) kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Surede "nutfetin" kelimesine gelinceye kadar kullanılan harf çeşidi 23.114
◉ Ayette "nutfetin" kelimesine gelinceye kadar kullanılan harf çeşitlerinin ebced değeri 23.115 (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Surede "nutfetin" kelimesine gelinceye kadar olan noktalı harf adedi 46.
«Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir.»
◉ "Nutfete" kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Müminun Suresi'nin 13. ayetindeki "nutfeten" ifadesinden itibaren 14. ayetteki "nutfete" ifadesine gelinceye kadar olan harf adedi 23.
◉ Ayette "nutfete" ifadesine kadar olan kullanılan harf çeşitlerinin ebced değeri 46.116 (En küçük ebced hesabıyla)
◉ "Nutfete" ifadesinden sonra ibare sonuna kadar, "nutfete" ifadesine ait harflerin ebced değeri 46.117 (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Suredeki "nutfete" ifadesine gelinceye kadar, "nutfete"ye ait harflerin bulunduğu kelime adedi 46.
«Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla sudan. Sonra da sizi çift çift kıldı. O'nun bilgisi olmaksızın, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah'a göre kolaydır.»
◉ "Nutfetin" ifadesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
◉ "Nutfetin" ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar kullanılan harf çeşidi 23.118
«O'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır).»
◉ Kıyamet Suresi 37. ayetteki "nutfe" ile İnsan Suresi 2. ayetteki "nutfe" arasında kullanılan harf çeşidi 23.121
◉ Kıyamet Suresi'nde 37. ayetteki "nutfe"den itibaren İnsan Suresi 2. ayetteki "nutfe"ye kadar, "nutfe"ye ait harf bulunan kelime adedi 23.122
Petekteki Açilar
Bilindiği gibi bal arısı, ürettiği balı altıgen şeklindeki evlerine -peteklere- doldurmaktadır. Petek inşasında bütün şekiller içinde en ideali altıgendir. Örneğin, petek gözleri beşgen, sekizgen, dokuzgen vs.
«Rabbin bal arısına vahyetti:
"Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.»
«Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uç." Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.»
Bilindiği gibi bal arısı, ürettiği balı altıgen şeklindeki evlerine -peteklere- doldurmaktadır. Petek inşasında bütün şekiller içinde en ideali altıgendir. Örneğin, petek gözleri beşgen, sekizgen, dokuzgen vs. şeklinde olsaydı, bütün kenarları birbiriyle çakışmayacak; böylece petek gözleri arasında kullanılmayan kısımlar kalacaktı. Ancak arılar Allah'ın ilhamıyla altıgen şekilli petekler yaparak, en az balmumu ile en fazla bal depolarlar.
◉ Bal arısından, baldan ve petekten bahsedilen ayetler, Kuran'da yalnızca bu ayetlerdir. Bu ayetlerdeki harflerin ebced değeri de 720'dir. (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Petekteki gözlerin iç açıları toplamı 720 derecedir.
◉ Petekteki her bir göz altıgendir. Altıgendeki her bir iç açı da 120 derecedir
◉ Nahl Suresi'nde bu konuya gelinceye kadar olan ibare* adedi 120.
*Kuran okunurken kullanılan durak işaretleriyle veya ayet sonu-ayet baş ile ayrılan ifadeler.
Kehf Ehli ve mağarada 309 yıl kalmaları
◉ Kehf Ehli" anlamına gelen "Ashabe'l Kehf" ifadesinin ebced değeri 238. (Küçük ebced hesabıyla)
«Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?»
Kuran'da Ashab-ı Kehf'in mağarada ne kadar kaldıkları bildirilirken "Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar." (Kehf Suresi, 25) denilmektedir. Müfessirler (tefsir edenler) bu ayeti açıklarken, Kehf Ehli'nin Güneş yılına göre 300 yıl, Kameri takvime göre ise 309 sene uyuduklarına işaret edildiğini ifade etmektedirler.
◉ Surede "nice seneler" anlamına gelen "sinine adeda" ifadesine kadar olan hece adedi tam 309'dur.
◉ Surede "sinine adeda" ifadesine gelinceye kadar olan noktasız harf adedi 309.
«Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık.»
◉ Bu ayette Ashab-ı Kehf'in uyandırılma sebebi olarak, hangi grubun uyuma müddetlerini daha iyi hesap edeceğini ortaya çıkarmak için olduğu bildirilmektedir. Bu ayete gelinceye kadar olan hece adedi tam 309.126
«Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar.»
Kuran'da Ashab-ı Kehf'in mağarada kaldıkları sürenin doğrudan 309 sene olarak belirtilmeyip, 9 yıllık bir sürenin ilave edilmesi son derece hikmetlidir. Çünkü ifade şekli ile Güneş ve Ay yılları (Şemsi ve Kameri yıllar) arasındaki farka dikkat çekilmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)
Bilindiği gibi Güneş yılı, Dünya'nın Güneş etrafında dönmesinden meydana gelir ve Dünya'nın belirli bir noktadan ardı ardına 2 kere geçmesi arasında kalan 365,242217 Güneş günü, bir Güneş yılını oluşturur. Ay yılı ise 354,36768 günden ibarettir ki, bu Ay'ın Dünya etrafında 12 defa döndüğü süredir. Hesaplayacak olursak, Güneş ve Ay yılı arasında 10,874537 günlük bir fark vardır. Buna göre 100 Güneş senesi 103 Ay senesine denk gelir.
◉ 300 Güneş senesinin Ay senesi olarak karşılığını bulmak içinse -tam ayetteki gibi- 9 sene daha ilave etmek gerekmektedir.
◉ Surede bu ayete gelinceye kadar olan ayet numaralarının toplamı 300. (Miladi 300 sene, Hicri 309 sene demektir.)
◉ Ashab-ı Kehf'ten ve uyku sürelerinden bahseden son sayfa olan bu sayfadan sonra, Kuran'ın sonuna kadar olan sayfa adedi 309.
«Böylece, aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar kaldınız?" Dediler ki:
"Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık." Dediler ki: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.»
◉ " mucize" anlamına gelen "tis'i ayatin" ifadesinden sonra ibare sonuna kadar olan hece adedi 9.
«Ve elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın, (bu,) Firavun ve kavmine olan dokuz ayet (mucize) içinde(n biri)dir. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdir.»
◉ " kişi" anlamına gelen "tis'atü rahtin" ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar, "tis'atü rahtin" ifadesindeki harfler 9 defa geçmektedir.
◉ "Tis'atü rahtin" (9 kişi) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar olan noktalı harf adedi 9.
◉ " Tis'atü rahtin" (9 kişi) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar kullanılan noktasız harf adedi 9.129
◉ "Tis'atü rahtin" (9 kişi) ifadesinde, surenin mukattaa harfleri olan "ta, sin"e ait harflerin ebced değeri 9.130 (En küçük ebced hesabıyla)
◉ Salih Peygamber ve Semud kavmi kıssasındaki ayet adedi 9.131
99 Koyun davası
◉ 99 koyunla ilgili konu, 21. ayette anlatılmaya başlanmaktadır. Davud Peygamberin bahsinin başından -17. ayetten itibaren- 21. ayete gelinceye kadar olan hece adedi 99'dur.
«Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen "Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat" dedi ve bana, konuşmada üstün geldi.»
◉ 99 koyunla ilgili konu, 21. ayette anlatılmaya başlanmaktadır. Davud Peygamberin bahsinin başından -17. ayetten itibaren- 21. ayete gelinceye kadar olan hece adedi 99'dur.
◉ 99 koyunla ilgili davanın konusu, ayet olarak 22. ayette anlatılmaya başlanmaktadır. 99 koyun davası, ibare olarak ise 22. ayetin 2. ibaresinde anlatılmaya başlanmaktadır ve bu ibare surede sondan başa doğru 99. ibaredir.
◉ 99 koyun davasının anlatılmaya başlandığı 22. ayetin 2. ibaresinden itibaren, 24. ayetteki "onun koyunları" anlamına gelen "niacihi" ifadesine kadar hece adedi de 99'dur.
◉ Surede " koyun" anlamına gelen "tis'un ve tis'une na'ceten" ifadesinin bulunduğu 23. ayete kadar, ayet sonlarındaki harflerin ebced değeri 99.133 (En küçük ebced hesabıyla)
◉ "Bu benim kardeşimdir, 99 koyunu vardır" anlamına gelen "haza ahi lehü tis'un ve tis'une na'ceten" ifadesinin ebced değeri de 99'dur. (En küçük ebced hesabıyla)
Yedi gök
◉ Seb'a" (7) kelimesinden itibaren ayet sonuna kadar, "seb'a" kelimesindeki harfler 7 defa geçmektedir.
«O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?»